During the 1974 Peace Operation, when the Greek Cypriot and Greek forces were unable to mount a strong resistance against the Turkish army, they targeted Turkish Cypriot civilians in the villages. They burned, destroyed, tortured, and murdered. From infants not yet a year old to ninety-year-olds, from women to the disabled, they shot them, burned them alive, tied them together with wires, and set their bodies on fire. The mass graves uncovered after the operation brought the atrocity to light.
— — — —
1974 Barış Harekatı sırasında, Rum ve Yunan ikilisi Türk ordusuna karşı varlık gösteremeyince, köylerdeki sivil Kıbrıs Türkleri hedefe aldılar. Yaktılar, yıktılar, işkencelerle katlettiler. Yaşını doldurmamış bebekten doksanlık ihtiyara, kadından engelliye kadar kurşuna dizdiler, diri diri yaktılar, tellerle birbirlerine bağlayıp cesetleri ateşe verdiler. Harekattan sonra ortaya çıkarılan toplu mezarlarla vahşet gün yüzüne çıktı.
John AKASS, The Sun Gazetesi Muhabiri - Görgü tanığı - The Sun Gazetesi, 30.9.1974
“Muratağa Köyü’nün Türk sakinleri 16 Ağustos’ta katledilmiştir. Ekserisi ihtıyar, kadın ve çocuklardan oluşmuştur. Bunlar, Türk taarruzunun ikinci gününde komşu köylerdeki Rumlar tarafından öldürülmüşlerdir. Cesetlerin sadece bir metre gibi az bir derinlikte kalabildiği bu ölüm çukurları kendilerine kazdırılırken öldürülmüşlerdir. Bu asla bir harp olamaz. Bu olsa olsa bir alçaklık olabilir.”
1974 Barış Harekatı sırasında, Rum ve Yunan ikilisi Türk ordusuna karşı varlık gösteremeyince, köylerdeki sivil Kıbrıs Türkleri hedefe aldılar. Yaktılar, yıktılar, işkencelerle katlettiler. Yaşını doldurmamış bebekten doksanlık ihtiyara, kadından engelliye kadar kurşuna dizdiler, diri diri yaktılar, tellerle birbirlerine bağlayıp cesetleri ateşe verdiler. Harekattan sonra ortaya çıkarılan toplu mezarlarla vahşet gün yüzüne çıktı.