Osmanlı tarihi boyunca ve  sonrasında cumhuriyet döneminde SSCB ülkemize çelik fabrikaları kurana kadar çeliğin yüksek hacimlerde üretimi, dökülmesi, sıcak ve soğuk işlemleri, talaşlı işlemleri için gereken makinalar asla görülmedi, bilinmedi.

Göya 23 yıl öncesine kadar yalnıza mantar tabancası üretebiliyorken, yüce lider, Galaktik Başkan sayesinde artık her türlü silahı yapabilir olmuşuz.

Yirmi yıl önce pek çok silahı yapabiliyorduk.

Günümüz SSM şirketlerinin pek çoğu 74 Kıbrıs Harekatından sonra ambargolar gündeme gelince başlamıştı.

Ancaaaak, Osmanlı'ya baktığımızda 1700'lerden itibaren devletin demir çağına çakılıp kaldığını, asla çelik çağına geçemediğini görürüz.

Bu nedenle tarihte hiçbir zaman Osmanlı topraklarında çelik üretimi, dökümü, dövülmesi, tavlanması, çekilmesi, torna ya da frezle talaşlı işlemleri, soğuk işlemleri görülmedi.

Bu teknolojilere ait teçhizat asla olmadı.

Bu nedenle Osmanlı çelikten mamul bütün askeri teçhizatını, zırhlı gemilerini, tüfeklerini, toplarını, tabancalarını, trenleri, tren raylarını, çelikten mamul aklınıza ne gelirse ithal etmez zorunda kaldı.

Savaş şartları ortaya çıktığında satıcı ülkeler silah satışlarına ambargolar koydu.

Parası ödenmiş zırhlı gemilerimiz teslim etmedi, üzerine yattı.

Cumhuriyet kurulduğunda da, uzun zaman Türkiye Cumhuriyetinde çelik üretimi, teknolojisi olmadı.

Taaa ki, Sovyetler İskenderun Demir Çelik Fabrikasını kurup, know-How aktarana kadar da bu imkana sahip olamadık.

Birinci ve İkinci Dünya savaşına katılan ve bizim kendimize rakip ve çağdaşı olarak gördüğümüz bütün ülkeler, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya, hatta Japonya dahi kendi ordularını kendi tasarımları, kendi özgün üretimleri ile donatabiliyordu.

Oysa Osmanlı ancak satın alabiliyorsa, alabiliyordu.

O kadar.

Bu nedenle günümüz Türkiyesinde dahi pek çok alanda yaşamış olduğumuz geri kalmışlıkların hesabını en azından son 5 padişaha, hatta Fatih sonrası padişahlara sormanız lazım.

Osmanlı sünnileştiği, dindarlaştığı, tebaaını kafir-Müslüman olarak ikiye ayırması, Sünni ve diğer mezhepler olarak bölmesi, farklı muamele yapması, kendi içinde ikilikler çıkarması, inovasyon yeteneğini kaybetmesi, hükümran olduğu alanlarda bütün halklara umut veremez hale düşmesi nedeniyle ömrünü kaybetmişti.


Lydia Martinez, 19, operates a hydro press that develops pressure up to 4,500 tons and speeds production of parts for Consolidated Aircraft’s B-24 Liberators, PBY Catalinas, and PB2Y Coronados. (Photo by Bettmann Archive/Getty Images)





world map hits counter
map counter--
flag counter
flag counter--
visitors by country counter
flag counter--

Bachelorarbeit schreiben lassen --