Ülkemizde devlet güçlerinin halka yönelik psikolojik harekatları ve sonuçları
|
Tarih |
Olay |
Kısa Özet |
Doğrudan Sonuç |
|
1937-38 |
Dersim |
İsyan ve sonrasında yapılan askeri harekatlarda on binlerce ölü ve sürgün. |
Devletin Doğu’da mutlak otorite tesis etmesi, Alevi-Kürt kimliğinde travma, uzun süreli sessizlik dönemi. |
|
6-7 Eylül 1955 |
İstanbul Pogromu |
Atatürk’ün Selanik’teki evinin bombalandığı yalan haberi üzerine Rum, Ermeni, Yahudi ev ve işyerlerinin yağmalanması. 11 ölü, 4000+ ev/işyeri tahrip. |
İstanbul’daki gayrimüslim sermayenin tasfiyesi ve Rum nüfusun 1964 sürgününe giden sürecin başlaması. Azınlıkların vatandaşlık bağının zayıflaması. |
|
01/05/77 |
Kanlı 1 Mayıs - Taksim |
Taksim’de 500 bin kişilik mitinge otel üzerinden ateş açılması, panik ve izdihamda 34 ölü. Failleri bulunamadı. |
İşçi ve sol hareketin kriminalize edilmesi, Taksim’in 1 Mayıs’a kapatılması, 12 Eylül’e giden "anarşi" algısının yerleşmesi. |
|
19- 26-Aralık-1978 |
Maraş Katliamı |
"Aleviler cami bombaladı" söylentisiyle Alevi mahallelerine saldırı. Resmi: 111 ölü, 552 ev yakıldı. |
Aynı gün 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Maraş’tan Alevi göçü ve şehrin demografisinin homojenleşmesi. 12 Eylül’ün provası olarak görülür. |
|
Mayıs- Temmuz 1980 |
Çorum Katliamı |
Maraş benzeri senaryo: Cami ve cemevi saldırıları söylentileriyle 1,5 ay süren çatışmalar. 57 ölü. |
Maraş’taki toplum mühendisliğinin tekrarı. Alevi-Sünni kutuplaşmasının İç Anadolu’ya yayılması. |
|
02/07/93 |
Sivas - Madımak |
Pir Sultan Abdal şenlikleri sırasında "Şeytan Ayetleri" protestosu ile Madımak Oteli’nin yakılması. 33 aydın, 2 otel görevlisi ve 2 saldırgan öldü. |
Laik-Alevi kesimde devlete küskünlük ve güvensizlik. İslamcı-laik fay hattının en derin kırılması. Alevi örgütlenmesinin miladı. |
|
05/07/93 |
Başbağlar Katliamı |
Sivas’tan 3 gün sonra Erzincan Başbağlar’da PKK tarafından 33 köylünün öldürülmesi. |
Sivas’a misilleme olarak okundu, "devlet Aleviyi koruyor, Sünniyi korumuyor" algısını körükledi ve mezhepsel intikam döngüsü yaratıldı. |
|
12- 15-Mart-1995 |
Gazi Mahallesi |
Alevilerin yoğun yaşadığı Gazi Mahallesi’nde 3 kahvehanenin otomatik silahlarla taranması, ardından protestolara polisin müdahalesinde toplam 23 kişinin ölmesi. |
Gecekondu ve Alevi gençliğin polisle ilk kitlesel çatışması. Örgütlü Alevi mahalle kimliğinin sertleşmesi. |
|
2015 |
Suruç ve Ankara Gar Katliamları |
IŞİD'in Suruç’ta 33, Ankara Gar’da 103 kişiyi öldürdüğü canlı bomba saldırıları. |
Cumhuriyet tarihinin en yüksek sivil ölümlü terör saldırıları. Seçim öncesi Kürt ve sol muhalefetin sandıktan çekilmesi, güvenlik devleti algısının güçlenmesi. |
|
2011 |
Roboski / Uludere |
TSK bombardımanında 34 kaçakçı köylünün öldürülmesi. |
Kürt meselesinde devletin özür ve yüzleşme kapasitesinin sorgulanması, bölge halkında kalıcı travma. |
Bu suikastler tek tek cinayet gibi görünse de, hemen hepsi bir dönemin düşünce iklimini susturmaya yöneliktir.
Abdi İpekçi (1979): Milliyet Genel Yayın Yönetmeni. Sağ-sol çatışmasında uzlaşmacı merkez rolü. Katili Mehmet Ali Ağca. Sonucu: Basının merkezinin susturulması ve şiddetin normalleşmesi.
Bu dönem JİTEM, Hizbullah, PKK ve derin devlet tartışmalarının zirvesidir. Birbirine çok yakın tarihlerde oldu.
Muammer Aksoy (1990), Bahriye Üçok (1990), Turan Dursun (1990), Çetin Emeç (1990): Laik, Atatürkçü aydınlara yönelik seri suikastler. Laik aydınlanma projesinin hedef alınması.
Uğur Mumcu ( 24-Ocak-1993): Araştırmacı gazeteci. Kürt-Türk-İslamcı-Devlet ilişkileri, silah kaçakçılığı üzerine çalışıyordu. Bombalı araçla öldürüldü. Sonucu: Araştırmacı gazeteciliğin bitişi ve "Mumcu ölümüyle birlikte bir şeyler anlattıkça öldürülürsün" korkusu.
Eşref Bitlis ( 17-Şubat-1993): Jandarma Genel Komutanı. PKK ile müzakere ve Kürt meselesinde sert yöntemlere karşıydı. Uçağı düştü. Şüpheli ölüm olarak kaldı.
Adnan Kahveci (5 Şubat 1993): Turgut Özal’ın en yakın danışmanı. Kürt raporu hazırlamıştı. Trafik kazasında öldü. Özal’ın ekibinin tasfiyesi olarak yorumlandı.
Turgut Özal ( 17-Nisan-1993): Ölümü resmi olarak kalp krizi ama ailesi ve raporlar zehirlenme şüphesini sürdürüyor.
Ahmet Taner Kışlalı (1999): Atatürkçü akademisyen, bombalı paketle öldürüldü.
Necip Hablemitoğlu (2002): Alman vakıfları ve Gülen yapılanması üzerine çalışan akademisyen. Evinin önünde öldürüldü.
Hrant Dink ( 19-Ocak-2007): Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Ermeni kimliği ve 301. madde tartışmalarının sembolü. Sonucu: Türkiye-Ermenistan ilişkileri ve azınlık hakları tartışmasında derin kırılma, "Hepimiz Hrant’ız" hareketi.
Bütün bu olaylar farklı faillere sahip olsa da, sonuç olarak 5 ortak mühendislik etkisi üretmiştir:
Özetle, bu olayların hiçbiri sadece bir sokak kavgası veya münferit bir cinayet değildir. Hepsi, toplumun en kırılgan fay hatlarının - etnik, mezhepsel, laik-dindar, sağ-sol - bir düğmeye basılarak aktif hale getirildiği ve sonrasında ortaya çıkan korkunun siyasi ve ekonomik düzeni yeniden şekillendirmek için kullanıldığı örneklerdir.