HG Koenig
- Journal of
religion and health, 2024 - Springer dergisinde yayınlanan
reddiyesinde açılış cümlesini aşağıdaki gibi kurmuş.
… Kemal
Irmak, has a doctor of medicine degree (honorary) and a PhD in
biochemistry, and is professor of histology and embryology at
the Gulhane Military Medical Academy in Ankara, …
Adamımcazım yanılmış.
Doğrusu şöyle:
"M. Kemal
Irmak, High Council of Science , Gulhane
Military Medical Academy, Ankara, Turkey. M. Kemal Irmak (MD,
PhD) is a professor of histology and embryology at the Gulhane
Military Medical Academy in Ankara, Turkey. He specialized in
histology and embryology at Hacettepe University Faculty of
Medicine in 1992 and then received a PhD on biochemistry at
Inonu University Faculty of Medicine in 2001.
Dr. Harold G. Koenig
Tartışmalar pek çok
cevap, reddiye ile büyümüş, son noktayı bu hoca koymuştur.
Rezalet ulusal
olmaktan çıkmış, küresel bir rezalet halini almıştır.
Takip eden dönemde
bu makalenin yayınlandığı dergide, benzerlerinde ve Türkiye'de
de benzer saçmalıkların, safsataların, şarlatanlıkların
sızmaması için önlemler alınmıştır.
Açıkçası dünyaya
rezil olduğumuz bir başka olaydır.
Ciddiye alınır bilim
adamlarından kimse de, yahu belki de doğrudur, bu araştırılmalı
falan dememiştir.
Araştırmak isteyene de bir engel yok.
Daha ilginci, ikinci
bir yayın daha buldum.
Aynı şarlatan, benzer tarzda bir yayın.
Yayının özetinde
şöyle denilmektedir.
Hipokampal oluşum ve
amigdala gibi allokortikal yapılar duygularla ve hafızayla
ilgilidir ve kişiliğin merkezi olarak kabul edilir. İnsan
vücudu biyolojik bir organizma ve entelektüel bir ruhun
birleşimidir. Beyin allokorteksinin ruhu barındıran ana bölge
olduğu ve bireysel bir canlı organizma olarak insan
kişiliğinin başlangıcının, yetişkin tipinde bir allokorteksin
zaten oluştuğu gelişimin 13. haftasında olduğu öne
sürülmüştür.
Hiçbir deneysel veri, bizi bir ruhun varlığına götürmek için
yeterli olamaz, ancak kişisel kimliğin temeli olarak bir madde
olmalıdır, çünkü yer kaplayan bir madde olmadan, ruhun bedenle
etkileşim kurma yeteneğini açıklamanın bir yolu olmazdı. Ruh
maddesinin kozmolojik karanlık maddeden oluştuğu öne
sürülmüştür. Karanlık madde, evrenimizdeki kütlenin çoğunu
oluşturur, ancak doğası bilinmemektedir. Ruhun, bu karanlık
madde aracılığıyla doğrudan insanın fiziksel bedenine girmesi
muhtemeldir. Ruhun karanlık madde olarak maddi bir bileşeni
olduğunu düşünürken, ruhun karanlık maddeyle birlikte beyne
girebileceği açık bir pencere olması gerektiğini düşündük.
Bu bağlamda, burun boşluğunda bulunan ve insan
gelişiminin 12. ve 14. haftaları arasında -13. haftadaki
ruhun bedene girmesini de içeren bir dönemde- beyinle
bağlantısı olan vomeronazal organ, ruh ve karanlık
maddenin beyne girebileceği en uygun pencere gibi
görünmektedir.
Adam ilk yayında durmamış,
devam etmiş, ve kendine yeni mecralar bulmuş.
En sonda Ekşi Sözlükte bilim
adamı olmayan sokaktaki insanın tepkilerini derledim.
Bir bakın isterseniz neler denmiş?
Fitnebaz Cemaat müridi Prof. Dr. Mustafa Kemal IRMAK hakkında..
Son olarak yayınlarını
taradım.
Ne biri, ne ikisi onlarca safsatayı farklı ilahiyat süreli
yayınlarında yayımlatmaya devam etmiş.
Listesini en sona
koyacağım. #Safsatalar Bir bakın isterseniz.
Daha neler neler?!
Ve bu son keşfimden sonra ne diyeceğimi bilemiyorum.
Neden örgün eğitimde Fransız
modeli olmalı?
Amerika'da tarikatların,cemaatlerin üniversiteleri var.
İngiltere'de de.
Bu üniversitelerin bir bölümünde eğitim pozitif bilim üzerine.
Bir bölümünde ilahiyat bölümleri var.
Ancak, bunların ilahiyat
bölümlerinde din genel olarak bilimin konusu.
Evet dinlerin ruhsal, ilahi varlıkları vardır.
Ancak ilahiyat bölümlerinde bu varlıklara doğrudan ulaşma,
bunlara etki etme, bunlardan güç bulmak üzerine bir eğitim
yapılmıyor.
Ben doğrusu büyük dinlerin ilahları,
iblis,ifritler,lucifer,şeytan/lar,büyük
melekler,cinler,elfler,hayaletler gibi spritüel varlıklarla
doğrudan temas içeren ritüellerin eğitiminin yapıldığını
duymadım, bilmiyorum.
Bu dünyanın hemen her yerinde cemaat ve tarikatlara kalmış bir
alan.
Haa sonradan aklıma geldi, 2019 yılında Hitit Üniversitesi
(Çorum) İlahiyat Fakültesi bünyesindeki Lisansüstü Eğitim
Enstitüsü tarafından Bir ilan yayınlandı.
İlahiyat Fakültesi, İslam Mezhepleri Tarihi Ana Bilim Dalı için
bir Doktora öğrencisi (veya araştırma görevlisi) alım ilanı
açmıştı.
İlanın özel şartlar kısmına tam olarak şu ibare eklenmişti: "Cin
çıkarma, ruh hastalarına yaklaşım ve şifa arama yöntemleri
konusunda çalışmaları olmak."
Sonradan tepkiler üzerine iptal edilmişti.
Her neyse lafı uzattım.
Ülkemizi ele güne rezil eden bir olguyu hatıladım.
Prof. Dr. Kemal IRMAK
Biz onu ünlü olduğu ilk makaleyle tanıyoruz.
Schizophrenia or
possession?
Ancak sonradan gördüm ki, çok daha fazlası var.
-
Embryological Signs in Quran: Ensoulment day and three
miraculous births
- Cosmological
signs in Quran: Twelve planets and the ultimate fate of the
universe
- Selective
brain cooling seems to be a mechanism leading to human
craniofacial diversity observed in different geographical
regions
-
Self-fertilization in human: Having a male embryo without a
father
- Personal
human life begins with the formation of adult type hippocampus
at 13th week of development.
-
Embryological basis of the virgin birth of Jesus and embryonic
stem cells localized out of the embryo.
- STRAIN
DIFFERENCES IN RABBIT ADRENOCORTICAL STRUCTURE AND
MORPHOLOGICAL EVIDENCE OF CORTICOMEDULLARY COMMUNICATION
- Beginning of
individual human life at 13 th week of development
- Why are some
of embryonic stem cells localized out of the embryo
- Cosmological
dark matter and ensoulment
- Evolution or
adaptation? What do heritable adaptive changes imply
- Medical
aspects of ablution and prayer
-
Schizophrenia or Possession
-
Embryological basis of the virgin birth of Jesus
- QURAN FACTS
- A Scientific Overview
- Cancer from
the Perspective of Patients
açıkçası safsatayla bilimin
bu şekilde bir potada eritilmesi çabası ülkemizin
entelektüel kapasitesini bütün dünyaya kanıtlamıştır.
Saygılar
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
Schizophrenia or possession?
PSYCHOLOGICAL
EXPLORATION
Schizophrenia
or Possession?
M.
Kemal Irmak
Published
online: 27 December 2012
ÓSpringer
Science+Business Media New York 2012
Abstract
Schizophrenia
is typically a life-long condition characterized by acute
symptom exacerbations and widely varying degrees of
functional disability. Some of its symptoms, such as
delusions and hallucinations, produce great subjective
psychological pain. The most common delusion types are as
follows: ‘‘My feelings and movements are controlled by
others in a certain way” and “They
put thoughts in my head that are not m ine.”
Hallucinatory experiences are generally voices talking to
the patient or among themselves. Hallucinations are a
cardinal positive symptom of schizophrenia which deserves
careful study in the hope it will give information about the
pathophysiology of the disorder. We thought that many
so-called hallucinations in schizophrenia are really illu-
sions related to a real environmental stimulus. One approach
to this hallucination problem is to consider the possibility
of a demonic world. Demons are unseen creatures that are
believed to exist in all major religions and have the power
to possess humans and control their body. Demonic possession
can manifest with a range of bizarre behaviors which could
be interpreted as a number of different psychotic disorders
with delusions and hallucinations. The hallucination in
schizophrenia may therefore be an illusion—a false
interpretation of a real sensory image formed by demons. A
local faith healer in our region helps the patients with
schizophrenia. His method of treatment seems to be
successful because his patients become symptom free after 3
months. Therefore, it would be useful for medical
professions to work together with faith healers to define
better treatment pathways for schizophrenia.
—
— —
🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK— —
Özet
Şizofreni,
genellikle akut semptom alevlenmeleri ve geniş ölçüde
değişen fonksiyonel yetersizlikle karakterize, ömür boyu
süren bir durumdur. Sanrılar ve halüsinasyonlar gibi bazı
semptomları, büyük öznel psikolojik acıya neden olur. En
yaygın sanrı türleri şunlardır: ‘‘Duygularım ve hareketlerim
başkaları tarafından belirli bir şekilde kontrol ediliyor“ ve ”Bana ait
olmayan düşünceleri kafama sokuyorlar.” Halüsinasyon
deneyimleri genellikle hastayla konuşan veya kendi
aralarında konuşan seslerdir. Halüsinasyonlar, şizofreninin
patofizyolojisi hakkında bilgi vereceği umuduyla dikkatlice
incelenmeyi hak eden temel bir pozitif semptomdur.
Şizofrenideki birçok sözde halüsinasyonun aslında gerçek bir
çevresel uyarana bağlı yanılsamalar olduğunu düşündük. Bu
halüsinasyon problemine bir yaklaşım, şeytani bir dünyanın
olasılığını göz önünde bulundurmaktır. Şeytanlar, tüm büyük
dinlerde var olduğuna inanılan ve insanları ele geçirme ve
bedenlerini kontrol etme gücüne sahip görünmez
yaratıklardır. Şeytani musallat, sanrılar ve
halüsinasyonlarla birlikte çeşitli psikotik bozukluklar
olarak yorumlanabilecek bir dizi tuhaf davranışla kendini
gösterebilir. Şizofrenideki halüsinasyon bu nedenle bir
yanılsama olabilir; şeytanlar tarafından oluşturulan gerçek
bir duyusal imgenin yanlış yorumlanması olabilir.
Bölgemizdeki yerel bir şifacı, şizofreni hastalarına
yardımcı oluyor. Tedavi yöntemi başarılı görünüyor çünkü
hastaları 3 ay sonra semptomsuz hale geliyor. Bu nedenle,
tıp uzmanlarının şizofreni için daha iyi tedavi yolları
belirlemek üzere şifacılarla birlikte çalışması faydalı
olacaktır.
Keywords
Schizophrenia Demonic possession Hallucination Delusion
Faith healer
Schizophrenia
is generally viewed as a chronic disorder characterized by
psychotic symptoms and relatively stable interpersonal
deficits. It is one of the most important public
M.
K. Irmak
High
Council of Science, Gulhane Military Medical Academy,
Ankara, Turkey
M.
K. Irmak (&)
GATA
YBK, 06018 Etlik, Ankara, Turkey
e-
mail: mkirmak@gata.edu.t
https://
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23269538/
https://
www.researchgate.net/
publication/233995271_Schizophrenia_or_Possession
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
Schizophrenia
or Possession? A Rejoinder to Irmak
HG
Koenig - Journal of religion and health, 2024 - Springer
… Kemal
Irmak, has a doctor of medicine degree (honorary) and a
PhD in biochemistry, and is professor of histology and
embryology at the Gulhane Military Medical Academy in
Ankara, …
Dr.
Harold G. Koenig is a leading researcher in the intersection
of religion and mental health. His work in the
Journal of Religion and Health
includes a
“Rejoinder to
Irmak” . In
this publication, Koenig directly addresses the clinical
understanding of schizophrenia, particularly in response to
M. Kemal Irmak’s claims about demonic possession.
Key Details
of the Debate
-
Irmak’s Original Paper:
Dr. M. Kemal Irmak published an article
arguing that certain cases of schizophrenia should be
categorized as demon possession and treated by faith
healers.
-
Koenig’s Position:
Dr. Koenig strongly countered this claim. In
his Schizophrenia or Possession? A
Rejoinder to Irmak published in the journal,
Koenig emphasized that schizophrenia is a
neurobiological brain disease.
-
The Clinical Stance:
Koenig warns that classifying a clinical
illness like schizophrenia as a spiritual affliction or
demon possession can result in harmful, delayed
treatments and induce prognostic pessimism. He advocates
for compassionate medical care and expert
psychobiological treatment.
Related
Journal Context
-
Schizophrenia Symptoms:
Both authors acknowledge that schizophrenia
can feature grandiose or religious delusions (e.g.,
feelings of being controlled, inserted thoughts), but
they drastically differ on the
cause
and treatment
of these conditions.
-
Broader Implications:
You can explore the broader academic exchange
and responses to Irmak’s theories by reviewing other
critiques such as the Schizophrenia or Possession? A Reply
to Kemal Irmak and Nuray Karanci published in the
same Journal of Religion and Health.
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
Abstract: A
recent paper in this journal argues that some cases of
schizophrenia should be seen as cases of demon possession
and treated by faith healers.
A
reply, also published in this journal, responds by raising
concerns about the intellectual credibility and potentially
harmful practical implications of demon possession beliefs.
My
paper contributes to the discussion, arguing that a critique
of demon possession beliefs in the context of schizophrenia
is needed, but suggesting an alternative basis for it.
It
also reflects on important differences between demonic and
other forms of spirit possession, and considers the
implications of this for mental health care providers.
— Journal
of Religion and Health Article
Schizophrenia
or Possession? A Reply to Kemal Irmak and Nuray Karanci
— Philosophical
Exploration
— Published:
28 March 2015
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
M. Kemal
Irmak: Hypothesis Cosmological dark matter and ensoulment
High
Council of Science, Gulhane Military Medical Academy,
Ankara, Turkey
Received
July 15, 2013
Accepted
August 11, 2013
Abstract
Allocortical
structures such as hippocampal formation and amygdala are
involved in the emotions and memory, and regarded as the
seat of personhood. Human body is a composite of a
biological organism and an intellective soul. It was
suggested that cerebral allocortex is the main region
harboring the soul and the beginning of a human person as an
individual living organism is at the
13th
week of development when an adult type allocortex is already
formed.
No
experimental data can be sufficient to bring us to the
recognition of a soul, but there must be a substance as the
basis of personal identity, for without space-occupying
substance, there would be no way to account for the soul’s
ability to interact with the body. It was suggested that the
soul substance consists of cosmological dark matter. The
dark matter constitutes most of the mass in our universe,
but its nature remains unknown. The soul is likely to work
into man’s physical body directly via that dark matter. We
thought that while the soul has a material component as dark
matter, there must be an open window to the brain for the
entrance of the soul with dark matter.
In
this respect, vomeronasal organ which is found in the nasal
cavity and which has connections with the brain only between
the 12th and 14th weeks of human development-a period
including the time of ensoulment at 13th week-seems to be
the most appropriate window through which the soul and dark
matter can enter the brain.
J
Exp Integr Med 2013; 3 (4): 343-346 ISSN: 1309-4572
http://
www.jeim.org
Journal
of Experimental and Integrative Medicine
available
at www.scopemed.org
—
— —
🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK— —
Özet
Hipokampal
oluşum ve amigdala gibi allokortikal yapılar duygularla ve
hafızayla ilgilidir ve kişiliğin merkezi olarak kabul
edilir. İnsan vücudu biyolojik bir organizma ve entelektüel
bir ruhun birleşimidir. Beyin allokorteksinin ruhu
barındıran ana bölge olduğu ve bireysel bir canlı organizma
olarak insan kişiliğinin başlangıcının, yetişkin tipinde bir
allokorteksin zaten oluştuğu gelişimin 13. haftasında olduğu
öne sürülmüştür.
Hiçbir
deneysel veri, bizi bir ruhun varlığına götürmek için
yeterli olamaz, ancak kişisel kimliğin temeli olarak bir
madde olmalıdır, çünkü yer kaplayan bir madde olmadan, ruhun
bedenle etkileşim kurma yeteneğini açıklamanın bir yolu
olmazdı. Ruh maddesinin kozmolojik karanlık maddeden
oluştuğu öne sürülmüştür. Karanlık madde, evrenimizdeki
kütlenin çoğunu oluşturur, ancak doğası bilinmemektedir.
Ruhun, bu karanlık madde aracılığıyla doğrudan insanın
fiziksel bedenine girmesi muhtemeldir. Ruhun karanlık madde
olarak maddi bir bileşeni olduğunu düşünürken, ruhun
karanlık maddeyle birlikte beyne girebileceği açık bir
pencere olması gerektiğini düşündük.
Bu
bağlamda, burun boşluğunda bulunan ve insan gelişiminin 12.
ve 14. haftaları arasında -13. haftadaki ruhun bedene
girmesini de içeren bir dönemde- beyinle bağlantısı olan
vomeronazal organ, ruh ve karanlık maddenin beyne
girebileceği en uygun pencere gibi görünmektedir.
https://
scholar.googleusercontent.com/scholar?q=cache:3Oq9E-
dfz1AJ:scholar.google.com/+%22Kemal+IRMAK%22+Schizophrenia&hl=tr&as_sdt=0,5
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
M. Kemal Irmak’ın 2014 yılındaki makalesine
yönelik olarak yayımlanan başlıca akademik eleştiriler,
yanıtlar ve reddiyeler
-
"Concerns
About Schizophrenia or Possession?" - A. Nuray
Karancı (2014)
-
"Schizophrenia
or Possession? A Reply to Kemal Irmak and Nuray
Karancı" - Anastasia Philippa Scrutton (2015)
-
Temel Argüman: Karancı’nın
eleştirilerini felsefi ve teolojik bir bakış
açısıyla genişletmiştir. Ele geçirilme modelinin
hastada ağır bir varoluşsal çaresizlik ve anksiyete
yarattığını vurgulamış, ancak sadece biyomedikal
yaklaşımın da bazen karamsarlık yaratabileceğine
dikkat çekerek kültürel hassasiyete sahip bir bakım
modelini savunmuştur.
-
Bağlantı: nih.gov
-
"Schizophrenia
or Possession? A Rejoinder to Irmak" - Harold
G. Koenig (2023)
Editörlük ve Medya Tepkileri
-
Dr.
Curtis Hart (Journal Editor Statement, 2014)
-
"What
if schizophrenics really are possessed by demons,
after all?" - University of Oxford Practical
Ethics (2014)
M.
Kemal Irmak’ın 2014 yılındaki makalesi üzerine yürütülen Türkiye
merkezli psikiyatri tartışmasının detayları ve
ardından Oxford Üniversitesi’nin yayımladığı etik
raporun analizi peş peşe şu şekildedir:
1. Türkiye Merkezli Psikiyatri Tartışması:
Karancı - Irmak Karşılaşması
Türkiye’deki
akademik çevrelerde ve psikiyatri topluluğunda infial
yaratan bu tartışma, tıp etiği ve hasta güvenliği ekseninde
şekillenmiştir. ODTÜ Psikoloji Bölümü’nden Prof. Dr. A.
Nuray Karancı’nın öncülük ettiği eleştirilerin ve yerel
tartışmanın ana detayları şunlardır: [1]
-
Bilimsel
Metot İhlali: Prof. Dr. Karancı, Irmak’ın
çalışmasında şizofreni hastalarının
"cin çarpması" altında olduğuna
dair sunduğu argümanların hiçbir klinik veya
multidisipliner uzman heyeti incelemesine
dayanmadığını ortaya koymuştur. Irmak, kanıt
olarak sadece din görevlilerinin kişisel inançlarını ve
üfürükçülerin/şifacıların iddialarını baz almıştır. [1]
-
Sahte
Tedavi İddiaları: Irmak’ın makalesinde, "B.
Erdem" adlı yerel bir şifacının şizofreni
hastalarını okuyup üfleyerek tamamen iyileştirdiği öne
sürülmüştür. Karancı, modern tıpta ilaçların başarısının
rastgele kontrollü klinik deneylerle (RCT)
ölçüldüğünü hatırlatarak, sadece bir şifacının sözlü
beyanıyla tıp literatürüne tedavi yöntemi sokulmaya
çalışılmasını ağır bir dille eleştirmiştir. [1, 2]
-
Hastalara
ve Ailelere Yönelik Tehlike: Karancı’nın en büyük
uyarısı pratik sonuçlar üzerinedir. Türkiye gibi
geleneksel inançların yaygın olduğu toplumlarda
biyolojik bir beyin hastalığının
"şeytani ele geçirilme" olarak
yaftalanmasının, hastaları modern psikiyatrik tedaviden
(antipsikotik ilaçlar) tamamen uzaklaştıracağını, onları
istismara açık hale getireceğini ve aileleri üzerinde yıkıcı
bir toplumsal damgalanma (stigma) yaratacağını
savunmuştur. [1]
2. Oxford Üniversitesi Pratik Etik Raporu:
Toplumsal ve Akademik Etik Analizi
Oxford Üniversitesi Uehiro
Pratik Etik Merkezi’nden felsefeci Rebecca
Roache tarafından kaleme alınan analiz, konuyu yerel
bir tartışmadan çıkarıp küresel bir akademik etik krizine
dönüştürmüştür. Raporda öne çıkan başlıklar şunlardır: [3]
-
"Bir
İhtimali Ciddiye Almanın"
Tehlikesi :
Rapor, "Şizofrenlerin gerçekten cinler
tarafından ele geçirilmiş olma ihtimalini felsefi
olarak eğlenceli bulup tartışmanın ne zararı
olabilir?"
sorusuyla açılır. Roache, bazı felsefi düşünce
deneylerinin zararsız olduğunu ancak söz konusu durum
ağır bir klinik
hastalık ve insan hayatı
olduğunda, bilimsel bir derginin bu
"ihtimali"
meşrulaştırmasının korkunç sonuçlar
doğuracağını savunur. [3]
-
Sorumluluk
Reddi (Disclaimer) Çelişkisi: Oxford raporu,
akademik dergilerin "burada yazılanlar yazarın
fikridir, dergiyi bağlamaz" savunmasının
arkasına sığınamayacağını belirtir. Akıl hastalarına
yönelik Orta Çağ’dan kalma şiddet içerikli "şeytan çıkarma"
ritüellerinin hâlâ dünyada can aldığı bir dönemde,
saygın bir uluslararası hakemli derginin bu iddialara akademik
güvenilirlik (credibility) ve onay mührü sağlamış
olması ağır bir yayın etiği ihlali olarak
tanımlanmıştır. [1]
-
Zihinsel
İllüzyon vs. Gerçeklik: Rapor, şizofrenideki
halüsinasyonların (olmayan sesler duyma, düşüncelerinin
çalındığını hissetme) hastanın beynindeki dopamin
regülasyonu gibi nörokimyasal bozukluklardan
kaynaklandığını vurgular. Irmak’ın bunu "çevrede dolaşan görünmez
akıllı varlıkların beyni manipüle etmesi"
olarak açıklamaya çalışmasını ve hakem heyetinin bunu
onaylamasını modern rasyonalizme indirilmiş bir darbe
olarak yorumlamıştır. [3, 4, 5, 6]
[1]
https://nebula.wsimg.com
[2]
https://www.researchgate.net
[3]
https://
cache.nebula.phx3.secureserver.net
[4]
https://blog.uehiro.ox.ac.uk
[5]
https://www.academia.edu
[6]
https://www.reddit.com
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
M. Kemal Irmak’ın
makalesi sonrasında yaşanan Türkiye’deki tıp etiği
kurullarının kararları ve ardından Journal of Religion and
Health dergisinin yayın politikasındaki zorunlu
güncellemeler peş peşe şu şekildedir:
1. Türkiye’deki Tıp Etiği Kurullarının Kararları
ve Yansımaları
Irmak’ın
makalesi Türkiye psikiyatri camiasında sadece akademik bir
tartışma olarak kalmamış, resmi tıp etiği kurullarının ve
meslek örgütlerinin doğrudan müdahale ettiği hukuki ve etik
bir sürece dönüşmüştür:
-
Türkiye
Psikiyatri Derneği (TPD) Müdahalesi: Türkiye
Psikiyatri Derneği, makalenin yayımlanmasının ardından
resmi bir bildiri yayımlayarak çalışmayı sert bir dille
kınamıştır. Dernek, şizofreninin biyolojik ve tıbbi bir
hastalık olduğunu, hastaları bilim dışı yöntemlere
yönlendirmenin hekimlik meslek etiğine, hasta
haklarına ve tıp hukukuna açıkça aykırı olduğunu
ilan etmiştir.
-
Yükseköğretim
Kurulu (YÖK) ve Etik Kurul İncelemeleri: Irmak’ın
Türkiye’deki bir devlet üniversitesinde görev yapıyor
olması nedeniyle, üniversitenin tıp etiği ve akademik
dürüstlük kurulları harekete geçmiştir. Tıp etiği
kurulları, çalışmanın "insan ve hasta üzerinde
denetimsiz/onaysız deneysel yaklaşımları övmesi"
ve "şifacı"
olarak adlandırılan yetkisiz kişilerin tıbbi pratik
yapmasını teşvik etmesi nedeniyle akademik etik
ihlali kararı vermiştir.
-
Geleneksel
ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Sınırlarının Çizilmesi:
Bu tartışma, Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın modern tıp ile
geleneksel uygulamalar arasındaki yasal sınırları daha
sıkı denetlemesine vesile olmuştur. Psikiyatrik ve
nörolojik ağır klinik tabloların, hiçbir şekilde
alternatif veya dini uygulamalarla tedavi edilemeyeceği,
bu tür girişimlerin
"şarlatanlık" ve "diplomasız tıp pratiği"
kapsamında hukuki suç teşkil ettiği tıp hukuku zemininde
yeniden taahhüt edilmiştir.
2. Journal of Religion and Health Dergisinin
Yayın Politikası Güncellemeleri
Springer yayınevi bünyesinde
çıkan Journal of Religion and
Health (JORH)
, bu krizin ardından
uluslararası akademik camiada itibar kaybı yaşamış ve
benzer bir skandalın tekrarlanmaması için akran denetimi
(peer-review) süreçlerinde radikal köklü değişikliklere
gitmiştir:
-
Tıbbi
Hakem Güvencesi Zorunluluğu: Irmak’ın makalesinin
tıp dışı (ilahiyat veya felsefe ağırlıklı) hakemler
tarafından onaylandığının ortaya çıkması üzerine dergi,
tıp ve psikiyatri içeren makaleler için yeni bir kural
getirmiştir. Din ve ruh sağlığı ilişkisini ele alan her
makalenin, hakem heyetinde en az iki aktif tıp
doktoru veya klinik psikiyatrist/nörolog
tarafından onaylanması zorunlu kılınmıştır.
-
Kanıta
Dayalı Tıp (EBM) Şartı: Dergi, manevi bakış açısı
taşıyan makalelerin bile tıbbi iddialarda bulunması
halinde modern bilimin metodolojisine uymak zorunda
olduğunu yayın ilkelerine eklemiştir. "Şifacıların hastaları
iyileştirdiği" gibi anekdotlara
dayalı, kontrol grubu olmayan ve bilimsel olarak
kanıtlanmamış iddiaların dergide doğrudan bir tedavi
alternatifi gibi sunulması tamamen yasaklanmıştır.
-
Editöryal
Sorumluluk Reddi (Disclaimer) Reformu: Dergi
yönetimi, "akademik ifade
özgürlüğü" bahanesinin halk
sağlığını tehlikeye atan bilim dışı teorileri yaymak
için bir kalkan olamayacağını kabul etmiştir. Bu
doğrultuda, tıp etiğini ve hasta güvenliğini tehlikeye
atan yazılarda editörün makaleyi daha inceleme
aşamasında doğrudan reddetme (desk reject) yetkisi
artırılmıştır.
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
Dünyanın en önde
gelen din, maneviyat ve sağlık araştırmacılarından biri olan
Prof. Dr. Harold G. Koenig, Irmak’ın makalesinden tam 9 yıl
sonra bu reddiyeyi kaleme alarak tartışmaya bilimsel ve
teolojik açıdan son noktayı koymuştur. Koenig’in makalesinin
derinlemesine analizi, ana argümanları ve önemi şu
şekildedir:
1. Koenig’in Makalesindeki Ana Argümanlar ve
Bilimsel Çerçeve
Koenig,
inançlı bir bilim insanı ve psikiyatrist olmasına rağmen,
dini argümanların tıp literatürünü suistimal etmesine karşı
çok sert bir duruş sergilemiştir:
-
Kesin
Nörobiyolojik Tanımlama: Koenig, şizofreninin tıp
dünyasındaki yerini net bir şekilde çizer. Şizofreni;
genetik yatkınlıklar, beyin yapısındaki yapısal
anomaliler ve dopamin/glutamat gibi nörotransmitter
sistemlerindeki bozukluklarla karakterize, tıbbi ve
nörobiyolojik bir beyin hastalığıdır. Bu durumun
doğaüstü güçlerle açıklanması bilimi yüzyıllar geriye
götürmektir.
-
Manevi
Bakım ile Tıbbi Tedavi Arasındaki Sınır: Din ve
sağlık ilişkisi üzerine yüzlerce çalışması olan Koenig, "manevi destek"
(spiritual care) ile "tıbbi
müdahale" arasındaki sınırı keskin
bir şekilde ayırır. Maneviyat, hastaların stresle başa
çıkmasına veya moral bulmasına yardımcı olabilir; ancak
asla ve asla antipsikotik ilaçların ve psikiyatrik
tedavinin yerini alamaz.
-
Dini
ve Toplumsal Damgalama (Stigma) Tehlikesi: Koenig,
biyolojik bir hastalığı "cin
çarpması" veya
"şeytani ele geçirilme" olarak
yaftalamanın, hastalar üzerinde dayanılmaz bir
psikolojik baskı ve suçluluk duygusu yaratacağını
belirtir. Bu durum, ailelerin dışlanmasına ve hastaların
toplumdan izole edilmesine neden olur.
2. "Zarar Vermeme"
(Non-Maleficence) İlkesi ve Pratik Sonuçlar
Koenig
makalesinde hipokrat yeminindeki en temel ilke olan "önce zarar verme"
prensibine vurgu yapar:
-
Tedavide
Ölümcül Gecikmeler: Şizofrenide erken tanı ve
hızlı ilaç tedavisi, beynin daha fazla hasar görmesini
engellemek (nöroproteksiyon) için hayati önem taşır.
Koenig, Irmak’ın önerdiği gibi hastaları üfürükçülere
veya inanç şifacılarına yönlendirmenin, modern tedaviyi
geciktirerek hastaların klinik olarak geri dönülemez bir
noktaya gelmesine (kronikleşme) yol açacağını açıkça
belirtir.
-
İstismar
Riski: Tıp dışı şifacıların, şizofreni gibi ağır
sanrıları (delüzyon) olan kırılgan hastaları maddi ve
manevi olarak istismar etmesinin önünün açılacağı
uyarısını yapar.
3. Koenig’in Reddiyesinin Akademik Dünyadaki
Önemi
Koenig’in bu makaleyi 2023
yılında yazması tesadüf değildir. Irmak’ın 2014’teki
makalesi internet çağında dijital olarak yayılmaya devam
etmiş ve bazı köktendinci veya bilim karşıtı gruplar
tarafından
"Bakın, hakemli tıp dergileri bile cinleri kabul ediyor"
şeklinde bir propaganda
malzemesi olarak kullanılmıştır. Koenig,
uluslararası saygınlığını kullanarak tıp
literatürünü bu manipülasyondan temizlemiş
ve
Journal of Religion and
Health dergisinin bu konudaki
duruşunu akademik olarak mühürlemiştir.
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
Şizofreni mi
cin çarpması mı? (Schizophrenia or Possession) – Prof. Dr.
M. Kemal Irmak
GATA’da
görev yapan Prof. Dr. M. Kemal Irmak
‘Şizofreni mi cin çarpması mı’ başlıklı
bilimsel bir makale yazarak tıp dünyasını şaşırttı. Prof.
Dr. M. Kemal Irmak şizofreni hastalığı ve cinler arasında
ilişki olduğunu yazdı. Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp
Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı eski
Başkanı Prof.Dr. M. Kemal Irmak’ın kaleme aldığı ve Journal
of Religion and Health adlı hakemli bir akademik dergide
yayınlanan Schizophrenia or Possession?, Türkçesi “Şizofreni ya da Cin Çarpması”
başlıklı makale yakında Türk medyasında ilginç bir tartışma
başlatabilir. Bunun nedeni de, GATA gibi bir kurumda görev
yapan bir profesörün, şizofreni hastalığı ile ilgili olarak
akademik bir makalede şizofreni hastalarının cinler
tarafından rahatsız edildiğini kabul etmesi. Haziran 2014
Journal of Religion and Health’de yayınlanan makaleden
ilgili kısım şöyle: “Yukarıda görüldüğü üzere, şizofreninin
klinik semptomları ile cin çarpması arasında benzerlikler
vardır. Hem şizofreni hem de cin çarpmasında görülen
sanrılar ve hezeyanlar, beyne yerleşmiş cinlerin
şizofreninin semptomlarını oluşturmalarına bağlı olabilir.
Şizofrenide, sanrıların sebebi cinlerin yaptığı işitsel
girdiler olabilir, dolayısıyla gözlemci duymadan hasta bu
girdileri duyuyor olabilir. Dolayısıyla cinler tarafından
oluşturulan gerçek görsellerin yanlış yorumlanması olarak
şizofrenideki sanrılar ilüzyon olabilir…B. Erdem iyi
cinlerin yardımıyla bir çok psikiyatri hastasını tedavi
etmiş Ankaralı bir şifacı. Erdem’e göre kimi zaman
psikiyatrik semptomların ortaya çıkmasında cin çarpması
etken olabilir.
http://www.akasyam.com/
haber/14542/sizofreniyi-ufurukcu-cozer.html
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
T.C. Sağlık
Bakanlığı
Şizofreni;
kişinin gerçekle gerçek dışı arasındaki farkı ayırt etmesini
zorlaştıran, normal düşünce akışının devamını engelleyen,
duygularını kontrol etmesini ve normal olarak davranmasını
önleyen bir hastalıktır. Tedavide temelde antipsikotik
ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra psikoterapiler ve
diğer psikososyal yaklaşımlara da başvurulmaktadır.
https://www.facebook.com/
saglikbakanligi/photos/%C5%9Fizofreni-ki%C5%9Finin-
ger%C3%A7ekle-ger%C3%A7ek-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-
aras%C4%B1ndaki-fark%C4%B1-ay%C4%B1rt-etmesini-
zorla%C5%9Ft%C4%B1r/950678934967502/
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
GATA
Profesörü Kabul Etti: Şizofreni cin carpmasıdır
Gülhane
Askeri Tıp Akademisi’nde görevli Prof. Dr. Kemal Irmak’ın
uluslararası hakemli dergi Journal of Religion and Health’in
haziran ayı sayısında yayımlanan makalesi tartışma yarattı.
Irmak, “Schizophrenia
or possession?” (Şizofreni mi, cin
çarpması mı?) başlıklı makalesinde beyne yerleşmiş cinlerin
şizofreni semptomları oluşturabileceğini belirterek, bazı
üfürükçülerin de hastaları tedavi ettiğini ileri sürdü. Tıp
mesleğinin “cin
çarpması” olasılığını artık hesaba
katması gerektiğini savunan Irmak, doktorların
“dini şifacılar”
ile birlikte çalışması gerektiğini savundu.
“ CİNLİ
BİR DÜNYA” YAKLAŞIMI
Prof.
Dr. Irmak makalesinde şu ifadeleri kullandı:
“Halüsinasyon problemine karşı geliştirilebilecek bir
yaklaşım, cinli bir dünyanın varlığı ihtimalini düşünmek
olabilir. Cinler bütün ana dinlere göre, var olduğu ve
insanları ve insanların vücutlarını yönlendirdiği
düşünülen görünmez varlıklardır. Cinlilik durumu,
sanrılar ve halüsinasyonlarla birlikte gözlemlenen
ruhsal bozukluğun yarattığı bir dizi tuhaf davranış
olarak yorumlanabilir. Bu nedenle şizofrenideki
halüsinasyon, cinlerin gerçek görüntüsünden kaynaklanan
yanlış bir yorum/yanılsama olabilir. Bulunduğumuz
bölgedeki bir üfürükçü, şizofreni hastalarının
iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Tedavi yöntemi,
hastaların 3 ay içinde görünen semptomlardan kurtulduğu
düşünüldüğünde başarılıdır. Bu nedenle tıp insanlarının
üfürükçülerle çalışmaları, şizofreni için daha faydalı
bir tedavi yolu sunmaktadır.”
https://
islam-tr.org/konu/gata-profesoru-kabul-etti.45867/
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
Şizofreni
hastasına ‘cin çarptı’ diyen profesör de ihraç edildi
Güncelleme
Tarihi: Ağustos 02, 2016 07:18
#Prof. Dr. Mehmet Kemal Irmak#GATA#Şizofreni

Oluşturulma
Tarihi: Ağustos 02, 2016 07:111dk okuma
FETÖ/PDY’ci cuntanın darbe girişiminin ardından
kanun hükmünde kararname (KHK) ile TSK’dan atılanlar
arasında, ismi daha önce gündeme gelen askerler de yer
aldı. Onlardan en dikkat çekeni Gülhane Askeri Tıp
Akademisi’nde (GATA) albay rütbesiyle görev yaparken ihraç
edilen Prof. Dr. Mehmet Kemal Irmak... Prof. Irmak,
yayımladığı makalede “şizofreni teşhisi konulan bir
hastanın aslında cin çarpmasına maruz kalmış
olabileceğini” ileri sürmüş ve üfürükçü tedavisini
tavsiye etmişti.
Habertürk
Gazetesi’nden Murat Gürgen’in haberine göre, GATA’da Yüksek Bilim Konseyi üyesi
olarak da görev yapan Prof. Dr. Albay Mehmet Kemal Irmak’ın
ismi 2014’te “Journal
of Religion and Health”
adlı uluslararası hakemli dergide yayımlanan
“Şizofreni ya da cin çarpması”
başlıklı makalesiyle
gündeme gelmişti.
Irmak makalede özetle şunları söylemişti:
“Cinler
bütün ana dinlere göre, var olduğu, insanları ve
insanların vücutlarını yönlendirdiği düşünülen görünmez
varlıklardır. Şizofrenideki halüsinasyon, cinlerin
gerçek görüntüsünden kaynaklanan yanlış bir
yorum/yanılsama olabilir. Tıp insanlarının üfürükçülerle
çalışmaları, şizofreni için daha faydalı bir tedavi yolu
sunmaktadır...”
https://
www.hurriyet.com.tr/gundem/sizofreni-hastasina-cin-
carpti-diyen-profesor-de-ihrac-edildi-40178499
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—
EKŞİ SÖZLÜK:
şizofrenleri cin çarptığını iddia eden profesör
-
gata’da çalışan m. kemal ırmak adlı
profesör. üstelik bunu iddia etmekle kalmayıp
hakemli bir dergide, journal
of religion and healthde makale olarak
yayınlatmış. adından bile ne kadar bilimsel
olduğu anlaşılabilir yani bu derginin. (burada
bir parantez açmak lazım. bir facebook yorumunda
görüp de inanmayıp kendim araştırarak doğruladım
ki bizim pek sevgili bilim kurumumuz tübitak
impact factoru 0.7 küsür bir şey olan bu dergiye
impact factoru 10 olan ve dünyanın en önemli
blimsel dergilerinden olan pnas
ile aşağı yukarı aynı teşvik miktarını veriyor.
)
ulan hadi bir iki ufak dalı dışında
bilim denmeyecek, kıymeti kendinden menkulların
kendini eğleme aracı ilahiyatı bir bilim olarak
düşüneyim ve makaleye de bir ateist olarak ön
yargılı yaklaşmayayım dedim. belki cinlerin
falan varlığını kanıtlayarak çığır açmıştır
adam. cık, olmadı tabii. niye? çünkü eski de
olsa, histoloji ve embriyoloji anabilim dalı
başkanı olan bu zatın makaledeki bilimsel
argümanı
“bizim burda bi üfürükçü var, bi
üfürdüğü 3 ayda iyileşiyor.”
üfürükçü kaç
kişiyi tedavi etmeye çalışmış, kaç kişiye
faydası dokunmuş herhangi bir bilgi yok. 1985
yılından bir -sayıyla 1 tek- referans vererek
“pekçok
meslektaşının”
cin çarpmasının varlığını kabul
ettiğini savunmuş. ben de bu noktada ancak alili
samili bir repliğin varlığını kabul
edebiliyorum.
kimin olduğu belirsiz haber sitesi
iyibilgi.com da haber yapmış ilk defa bir bilim
insanı cinlerin varlığını kabul etti diye. ben
de üstelik ateist bir bilim insanı olarak ülkeyi
cinlerin çarpmış olduğunu kabul ediyorum o
zaman. hodri meydan.
(bkz: güler misin
ağlar mısın)
edit: sinirden makaleye link vermeyi
unutmuşum:
http://
www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23269538
bu da facebook linki:
https://
www.facebook.com/….557322161&type=1&theater
-
devamını okuyayım
-
klara milic
04.06.2014 21:54 ~ 22:31
-
(bkz: cin
çıkartan falcı teyze yerine doktora gitmek)
(bkz: ey ruh! geldiysen makale yaz da
tübitak’tan gelen parayı kırışalım)
-
uzaya giden ilk kedi
-
özet kısmından
çıkardığım sonuç rezalet. liyakata göre kıdeme
göre akademik ilerlenen ülkemizde durum ne
hallere gelmiş.
-
rarura
-
(bkz: dinci kafanın
sefaleti)
-
leopold strabismus
-
beşik
ulemasidir.bunlardan cok var efenim...
-
aspikemantar
-
sanırım adamın
üniversiteye girdiği yıllarda da sorular
çalınmış. bişey demiyim cin çarpar. poff.
-
humanist olmayan kafa doktoru
-
bilimsellikten uzak, hurafeler
üzerinden bilim yaptığını sanan bir profesördür.
aklı sıra h1(farklılık) hipotezi kullanmıştır
ancak bu sadece bir tarama çalışmasıdır ve
profesorün sadece bir iddiası vardır. ancak bu
iddiasını ispat edecek veya genelleyebilecek bir
örneklem grubu yoktur. bu sebeple asıl ilginç
olan nitelikli bir dergide yayınlanmasıdır.
sanırım konuyu özgün ve ilginç buldu
hakemler... ancak bunun adı bilim olamaz çünkü
bilim deney ve gözleme dayanır.
bu yalnızca meslekte önde gelen bir
profesörün fantezisidir.
-
darkengeist
-
cin çarpması, içe şeytan kaçması falan
uyduruk şeyler de, hoca cin çarpmasını, bu
rahatsızlığa farklı yaklaşımlarda bulunanların
argümanına örnek olarak vermiş. en azından ben
öyle anladım.
“one approach to this
hallucination problem is to consider the
possibility of a demonic world. demons are
unseen creatures that are believed to exist
in all major religions and have the power to
possess humans and control their body.”
meal:
“bu halüsinasyon sorununa bir
yaklaşım da, şeytani bir dünya ihtimalini
hesaba katmaktır. cinler, tüm büyük
dinlerde, var olduklarına ve insanları ele
geçirip, bedenlerini kontrol etme gücüne
sahip olduklarına inanılan, görünmez
yaratıklardır.”
ben burada hocanın kendi görüşünden
ziyade, halk arasında şizofreni hastalarına
“cin
çarpmış” gözüyle bakıldığını aktardığını
düşünüyorum. zaten
“cinler vardır”
diye kesin
bir yargı yok cümlede;
“var olduğuna inanılan”
demiş.
cinci hoca meselesine gelince; işin
erbabı değilim elbette ama cinci hoca denilen
madrabazların telkin yoluyla şizofreni
hastalarını geçici olarak tedavi etmesinin
mümkün olabileceği kanaatindeyim.
tekrar belirtmek gerekirse, cinlerin,
şeytanların vs. insanları ele geçirdiğine,
çarptığına falan inanmıyorum. böyle olduğu iddia
edilen insanların ağır psikiyatrik sorunları
olduğu ortada.
son olarak, hocayı müdafaa etmiyorum;
gerekirse çıksın derdini anlatsın, kendini
savunsun. sadece makalede anlatılanın, ilk başta
göründüğü gibi olmayabileceğine düz mantıkla
dikkat çekmek istedim.
-
devamını okuyayım
-
doctor jivago
04.06.2014 22:56 ~ 22:57
-
makalesinin
tamamının linkini göremediğim profesör.
-
cfk
-
herhalde en
ironik yanı adamın isminin mustafa kemal olması.
ahmet türk’ün soyadının türk olması gibi birşey.
-
caiphas
-
/7»
-
kendisinin
şizofren olup olmadığı konusunda merak
uyandırmıştır.
-
daddy
-
özellikle söz
konusu için dergiye yapılacak araştırma için
tübitakın verdiği destek göz önüne alındığında
hiç de saçma bir hareket yapan profesör
değildir.
-
r1g0r
-
ancak journal
of religion and health’te yayinlanabilecek
bir sacmalik kaleme alan profesor. makalenin
pubmed’de gorunuyor olmasi da ayri ilginc. iyi
guldum.
-
ry cooder
04.06.2014 23:28 ~ 23:29
-
1995 yılındaki bir çalışmadan
“esinlenmiş”
prof.
http://
link.springer.com/…rticle/10.1007/bf02088021
-
hohenheim of light
-
http://
www.youtube.com/watch?v=35gcbl1zwy4
bu minik kızcağızı da cin çarpmış
herhalde. buna da bir makale yazmalı.
annesi-babası beraber şeyederken kötü bişiler
yapmışlar herhal!!!! bunun için de bişiler
yazmalı!!!
canım ülkem seni seviyorum lakin bokun
çıktı artık okumuşu-okumamışı.
-
beyondtherealmsofdeath
-
—
imam
hatiplere özgürlük,
- tarikatlar demokratik sivil toplum
kuruluşlarıdır,
- kemalist jakoben laiklik,
- kemalist ordu tu kaka,
- askeri vesayet,
diye yırtınan liboş, solcu, sosyal
demokrat, demograt artık kim varsa hepsine kına
yetiştirmekle mükellef profesör.
zira, artık bu arkadaşlar bir yerlerine
rahatlıkla kına yakabilirler.
çok kel alaka zannedilecek olsa da,
ayrıca;
(bkz: 3
haziran 2014 f-16’nın devrilmesi/@aran suildur)
-
aran suildur
04.06.2014 23:57
~ 05.06.2014 01:34
-
iddiasını tam olarak anlamadığım, ya da
iddiası yanlış yansıtılan.
şizofrenleri cin mi çarpıyormuş, yoksa
cin çarpmasına uğrayan sağlıklı insanlar mı
şizofren oluyormuş?
yazık lan, şizofreni çarpmasın cin min,
zati hayatı zor.
-
sahanda sucuklu paskalya yumurtasi
-
kendisinden hacamatla
klozapini
karşılaştıran randomize kontrollü, çift kör bir
çalışma bekliyoruz.
-
algor mortis
05.06.2014 00:02 ~ 00:04
-
(bkz: kişi kendinden
bilir işi)
ulan açmıyım ağzımı diyorum ama ne
mümkün bu ülkede!!
yahu, ben master tezinde 800 çocuk
dna’sı taradım. tam bitti dedim, saygıdeğer
hocam bu sayıyı 1200’e çıkaralım, istatistiğimiz
daha sağlam olsun vb bikaç gerekçe söyledi, eyw
dedim 1200 dna taradım her birinde 3 gen bakıldı
vs. günlerim gecelerim, haftalarım labda geçti.
biz de yaptık iyi kötü bir yayın. tez savunmamda
da 6 tane hoca bildiğin ağzıma sıçtı. bilemeyene
kadar hem de acayip üsluplarla sordular. alttan
mı alayım, cevap mı vereyim ne yapacağımı
şaşırdım.
ulan adam kalkmış bir olaydan
esinlendim diyerekten makale yazmış. hadi bu
manyak yazdı. yahu dergi de bunu basıp,
yayınlamış.
benimki de yayın, bu da yayın. bi boş
zamanımda şu adamın prof olana kadar yazdığı
makalelere bi bakayım. kaç cinden, kaç melekten
esinlenip neler yazmış acep merak ettim..
-
devamını okuyayım
-
gaitada gizli kandan dna analizi
-
çok da şaşırılmayacak bir durumdur.
dedikodunun hipotez olduğu,
“şunun adamı, bunun tanıdığı”
metodolojisinin geçerli olduğu, sözde bilim
yuvalarında gayet normal olan bir şeydir. ara
ara
“bilim”
le uğraşanları olur, lakin onlar da
bilim için değil, kendi egoları için uğraşır.
yayınlarını, aman benim işim görülsün de
mantığıyla çıkartırlar. bunlar da; şunu geçeyim
de, bundan fazla yayınım olsun da... diye
çıkartılan zorlama yayınlardır. tabii ki
ingilizce bilen bir tanıdığa çevirtilir.
velhasıl, buradaki bilimin ortaçağdan
da beter olduğunun göstergesidir. muhtemelen
tedavi yöntemi olarak da hastaları, diri diri
yakmak önerilir.
haa yok mudur hiç dört yapraklı yonca,
elbet vardır, lakin azdır. hem de çok az. o
hocalardan ders alınmışsa ne mutlu.
-
eski kitap kokusu
-
«/7»
-
(bkz: idiotloji)
-
kaprislisin sevgilim
-
ahah çok ilginç adam cidden. işin daha
ilginci bunun kabul edilip yayınlanması. okumak
isteyenler için makalenin tam metni yükledim.
bak bak ne demiş:
“it has been shown by world
health organization (who) studies that faith
healers may help patients with psychiatric
disorders (gater et al. 1991 ). currently,
the churches in the united kingdom retain
the services of faith healers (friedli
2000), the task of whom is to expel the
demons in cases of real possession. rollins
is an anglican priest in london. prior to
the priesthood, he was a trained and
qualified psychiatrist. he turned to the
priesthood and exorcist feeling that
medicine failed to address certain human
sufferings (leavey 2010). similarly, b.
erdem is a local faith healer in ankara who
expels the evil demons from many psychiatric
patients with the help of good ones. b.
erdem contends that on occasions, the
manifestation of psychiatric symptoms may be
due to demonic possession. an important
indicator of his primary suspicions about
the possession is that, if someone has
auditory hallucinations, he would remain
alert to the possibility that he might be
demonically possessed. his method of
treatment seems to be successful because his
patients become symptom free after 3
months.”
kimmiş acaba bu ankara’daki b. erdem?
asdasdads
“above considerations have led to
the suggestion that it is time for medical
professions to consider the possibility of
demonic possession in the etiology of
schizophrenia, especially in the cases with
hallucinations and delusions. therefore, it
would be useful for medical professions to
work together with faith healers to define
better treatment pathways for
schizophrenia.”
arkadaşlar, kabul edin artık. bilim her
şeyi çözemez. üfürükçülerle birlikte çalışın
kardeş kardeş hadi bakalım. asdfghjkl
-
devamını okuyayım
-
bnrak
-
bir iki sene evvel ramazan vakti bir tv
programında nur yüzlü amerikalı bir genç vardı.
dikkatimi çekti oturup dinledim.
ünlü yönetmen oliver stone’un oğluymuş.
sean stone’du ismi yanlış hatırlamıyorsam. her
neyse, çok ağır bir ruhsal rahatsızlık
geçirdiğini ve islam dinini seçerek kurtulduğunu
anlatıyordu. cat stevens da benzer bir durumdan
sonra müslüman olmuştu yanlış hatırlamıyorsam.
yani ben şahsen bu tezle aynı
fikirdeyim. ama bunun nasıl bilimsel bir hale
geleceği konusunda en ufak bir fikrim yok.
şüphesiz deneyler yapacaklardır. sonuçta dr.öz
programına seydişehirli cemalettin hoca’yı falan
çıkarırsa araba ve türk bayrağıyla konvoy
yaparım!
-
yardiray1500
05.06.2014 10:06 ~ 10:09
-
rahmetli annemin tezini yıllar önce
çürüttüğü profesördür.
seneler önce babama akıl oyunları' nın
filmini almışım. onu seyrediyoruz. filmin
sonunda yav adam şizofrenmiş falan diye kritik
yaparken filmi yarım yamalak seyreden anneannem
lafa daldı, “adam boş yere uğraşmış onca
zaman. bizim burada olsa, benim cinlerim var
bana görünüyorlar diyip şeyh olurdu”
şeklindeki
tespitiyle bizi şaşkına çevirmişti. sonra filmi
bırakıp cin gözükmesin şizofrenlik olup
olmadığını tartışmaya başladık. olaya ters
yerden girmiş bi çare bir adamdır.
-
menumen
-
kedidir o
kedi.
-
homeendinsert
-
vay amına koyim
dedim oturduğum yerde. kimler ne pozisyonlar
buluyor, ne makamlara geliyor arkadaş...dört
sene ebem zigildi doktorada, yayınım çıkmadı,
hikayeyi daha genişletelim dedikçe sabahlara
kadar çalıştım ettim. iş mülakatında makalem
olmadığı için normal soru cevap mülakat geçirmek
yerine kendimi savunmak ve neden henüz makalem
olmadığını utana sıkıla anlatmak zorunda kaldım.
başka bir arkadaşım 42 adet makalesiyle
doçentlik jürisine kendini beğendirmek için ders
çalışıyor ve sıkıntıdan sigara üzerine sigara
yakıyor filan...kadro açılsın diye bekledi bir
de bir sene. bu adam da gata yüksek bilim
kurulu’nda oturuyor. vay amına koyim.
-
yandim sevket
05.06.2014 14:01 ~ 14:02
-
(bkz: cinoloji)
-
hal i purmelal
-
sizofrenler
buna tedaviye gitse; receteye ilac yerine, felak
x 3, nas x 1 yazacagini dusundugum profesor.
-
hayret bir sey
05.06.2014 14:14 ~ 16:30
-
bunlardan 15.
ve 16. yüzyılda da vardı. sonra sayıları azaldı.
bakın hala var.
-
prometheus09
-
(bkz: sana
diploma veren elleri sikeyim)
-
liu kang
-
yayinin yapildigi derginin basligi,
konusu ve icerigine bakilinca, cok da absurd
olmayan bir is yapmis sanki.
ilgili derginin linki.
impact factor u 0.768 imis. sakin
gencler problem yok.
ha bir de sitede sozu gecen profesorun
makalesi an itibariyle en populer durumda
gorunuyor.
-
sip
-
fiziksel
olayların sebeplerini bulmak birikim, bilgi ve
en önemlisi çalışma gerektirir. metafizikte ise
bir anlatı, kutsal kitapta geçen bir bölüm veya
en basitinden öyle olduğuna inanmak yeterlidir.
fiziksel kanıtını bulamadığın şeyin aslını
metafizikte aramak kolaycılıktır, doğu
kurnazlığıdır. profesörlük unvanını isminin
önünde süs olarak kullanıp, ister istemez
beynini organ naklinde bağışlamış gibi bir
intiba uyandıran bilim(!) adamı olduğunu
düşündüğümdür.
-
pyslick
-
sen şimdi
kendinimi övdün? yoksa harbi harbi profa mı
sinirlendin? #gaitada gizli kandan dna analizi#
-
ofbunebe
-
okumadım ama ilahiyat profesörü
olduğunu düşündüğümdür.
zira benzer savları gündüz kadın
programlarında ne idüğü belirsiz ama prof
unvanını bir şekilde almış kişiler ağzından
salyalar akarak konuşuyorlar.bunlara benzer
konular sözlükte defalarca tartışıldı zaten bkz
vermeye üşeniyorum.
domuzdan yapılan aşıya karşılık mı
dersin,tüp bebeğe karşılık mı dersin,süt
anneliğe karşılık mı dersin.... bunlara
otomotikman karşı çıkanlar genellikle dediğim
profersörlerdir.
-
a for axi
-
makalesini
okumak külfetine katlanmadım ama sanırım
önerilen tedavi için(bkz: yallah
cinler yallah, kış kış cinler kış kış)
-
inadiminat
-
dinin siyasette ne kadar etkisi artmış
ise, bunun bilime de ulaşmış olmasıdır.
iddiası, iddia olmakla kalır...
kalır... kalır... gider.
birakın şimdi biraz popüler(!) olsun.
-
herzamancocuk
05.06.2014 16:40 ~ 16:41
-
bilimin ne olduğunu anlamamış tiplerce
eleştirilen adam.
bilim deli işidir, kuyuya taşı atarsın
sonra diğer deliler onu çıkarmaya çalışır. bak
bakalım neler çıkıyor taşın haricinde o kuyudan.
sanki newtona
einsteina
hasssiktir lan!!
çekmediler. o dürbünlü abi olmasa einstein' in
hali nice olacaktı? sorarım sizlere.
meraklısına not: adam haklı demiyorum,
yöntemi doğru diyorum.
-
serrchi
-
bilimle dini karıştırmamanın gereğini
gösteren profesördür.
şimdi benim de islam inancım vardır,
cinlere de büyüye de bir nebze inanırım. ama cin
çarpmış diye psikiyatriye getirilen hastalara
(bkz: antipsikotik)
başlayınca görmemeye başlamasını dinle izah
edemiyorum. ya da cinlerle konuşan adamın
konuşmayı bırakması; ilaç aldığı döneme neden
denk geliyor, bunu da anlamak mümkün değil.
diyelim ki cin çarptı; buna tedavi diye
ne yapacaksınız sayın hocam onu da açıklarsanız
mutlu oluruz. bildiğim kadarıyla cin
çarpmasının bilimsel ya da dini olarak bir
tedavisi yok.
olmadı muayene gelenlerle beraber
oturup allah a dua edersiniz ya da ederiz.
-
dunya ve ben farkindayiz
-
kısmen
doğruluk payı var lakin adam anlatamamış
derdini.
-
bella esmeralda
-
gata' ya
komutan olmak için yazmıştır.
-
harveyinaskerleriyiz
-
bir makalemi 3
ayda bastırtmış, diğerini ise 12 aydır
bastırtamamış bir akademisyen olarak beni benden
alan makaledir. yahu ben bir makalemi
istatistiksel olarak, deneyler ışığında
hipotezimi ispatlamama rağmen toplamda 10
dergiye yollayarak anca bastırta biliyorken bu
şekilde makale basılmasını aklım almıyor. ayrıca
bu insan profesör ne hoş. ben doktora bitince
nerede kadro bulacağım diye kara kara düşünen
bir insanım millet geçmiş köşe başına bu şekilde
yayınlar yapıyor. hey allahım hey. gelecek
çalışmalar kısmına kutsal su ve zemzemin
şizofreni üzerinde ki karşılaştırmalı
araştırılması yapılacak diye yazmışsa tam
olmuştur.
-
reorxx
-
ne profesörü olduğu merak edilen kişi.
tıp olmayacağı kesin.
-
drprdx
-
makaleyi falan okumadım.
başlığı gördüm ve direk yazıyorum.
cinler şizofrenleri çarpmaz, fakat
sağlıklı insanlara hayali şeyler göstererek
psikolojilerini bozar ve şizofren olmalarını
sağlarlar.
cinlere inanmayanlara sözüm yok. mesaj
yoluyla kafa sikmeyin. herifler allah’a
inanmıyor cine mi inansın?
inananlar için;
% 100 doğru bilgidir.
-
copcuyeataryapancocugunkemeri
-
kendisinin
içine şeytan girdiğinden şüphelendiğim prof
sayesinde ülkede aslında herkesin kolayca prof
olabileceğini gördük yine
-
visibiliaexinvisibilibus
-
bir histoloji profesörünün şizofreni
hakkında makale yayınlıyor olmasından daha
ilginç değildir.
diyelim ki dokulardaki bozulmanın
şizofreni üzerine etkilerini araştırmış etmiş bu
alanda prof olmuş, e bu makalede bu da yok?
daha da enteresanı ise yaptığı
alıntılar. buna göre bu iş bilim dünyasında
ciddi ciddi tartışılıyor demektir? ha bu
alıntıladığı kimseler ilahiyat profesörü ise o
ayrı.
lan kafam karıştı olum şizofren olucam
senin yüzünden.
-
voltranin sag kolu
-
evet
şizofrenleri cin çarpmıştır,epilepsilileri
şeytan dürtmüştür,depresyondakilerin üstüne
karabasan çökmüştür,felçlileri allah taş
yapmıştır,paronayaklara sponge bob
görünmüştür..aksini ispatlayın bakalım
-
panta rei
-
(bkz: kadir mısıroğlu)'nun
tıp dünyası versiyonudur...
-
lechuck
-
doktorasını
haketmediğini düşündüğüm insandır.
-
swollenmember
-
(bkz: cinler
periler allahlar dünyasında yaşamak)
-
ed gein jr
05.06.2014 18:48 ~ 18:49
-
bak, cin
dememiş demon demiştir, bu durumda kendisinin
sıkı bir supernatural
hayranı olduğunu tahmin etmek zor değil, en kötü
exorcist
hayranıdır ve trolluk yapmak isteyip bunda da
başarılı olmuştur bence, yoksa ilkokul
kompozisyonu kıvamında makale mi olur la?
-
oolon colluphid
-
paranoid şizofreni
hastalığına sahip bir profesördür.
-
eskiyenler
-
evrim teorisini başucu kitabı yapan
ateistlerin canını sıkmış bu profesör.
okumadım belgeyi de velev ki hoca böyle bir
araştırma yapmış, sana ne?...
gata bu la boru mu?
hayır her şeyi geçtim belki
ispatlanacak...
anadolu’yu bi dinleyin hele...
-
akillara durgunluk veren olay
-
bilimin
temellerinin materyalist felsefe uzerine
kurulmasindan dolayi halk arasinda yada
basligi acan arkadas tarafindan pekte ciddiye
alinmayacak bir mevzudur. ama inanlar
tarafindan kurandada varligi belirtilen
cinlerin boyle bir olaya sebebiyet vermesi
muhtemel ve bi o kadarda sagduyulu
karsilanacak bir durum.
-
cakmakhirsizi
-
o değil de
(bkz: gata)
(bkz: wtf)
-
homo juridicus
-
profesörleri şizofren
çarptığını
iddia
eden cin
kadar inandırıcıdır.
-
hobbitli koyun kavalcisi
-
(bkz: tabi lan
manyakmısın)
-
odeayriyazilir
-
üstüne bu
hükümet dergiyi basanlara para verip makaleyi
yayınlatmışsa hiç şaşırmayacağım olay
-
aslan2
05.06.2014 22:39 ~ 23:32
-
95 yıl
yaşayan atatürk cumhuriyeti’nden sonra akp
tarafından 2007 yılında kurulan ikinci
cumhuriyetin nasıl bir şey olduğunu üniversite
boyutuyla gösteren olaydır.
-
wad
06.06.2014 09:26 ~ 10:22
-
doğrusu için
(bkz: profesörleri
cin çarptığını iddia eden şizofren)
-
invinoveritas
06.06.2014 09:39 ~ 09:50
-
ilginçtir
çalışmayı yapan bu profesör bir psikiyatrist
değildir,ya da bir klinisyen de değildir
kendisi bir histologtur,gerçekten merak
ediyorum bu çalışmayı nasıl
yapmış,psikiyatrinin içinde olmayan bir
insanın bu dalda söz sahibi olma çabası gülünç
hakikaten.
-
pubby
06.06.2014 11:52 ~ 12:08
-
birkaç yıl önce gata’da okuyan
arkadaşımın hocalarının çığır açacak
çalışmasından bahsetmesiyle haberim olan
profesör. anladığım kadarıyla kendisinin
bilimsel yöntemi kafasında kurguladıklarını
kontrollü deneylere ihtiyaç duymadan makaleye
dökmekten ibaret. iki bin yıl önce yaşamış
deneklerinden yola çıkarak hermafrodit
insanların da babasız çocuk sahibi
olabileceğini bilimsel bir temele oturtmaya
çalışmış.
http://
www.sciencedirect.com/…pii/s0306987710001957
--- spoiler
— — 🇹🇷 ↑↑↑ ↓↓↓ ÇIK— —
i dedicate this work to the beautiful
girl meryem, to her nice parents and to her
lovely son isa.
--- spoiler
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK— —
-
skhizein
-
gata
bünyesinde çalışan, hatta gata yüksek bilim konseyi
üyesi olan profesörün yayınladığı çalışma.
[http://
www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23269538 http://
www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23269538]
şizofreni dernekleri federasyonu başkanı doç.
dr. haldun soygür, prof. dr. ırmak’ın uzmanlığının histoloji
olduğunu hatırlatarak, “konuyla
hiç alakası olmayan biri şizofreniyle ilgili birşey
söyleme hakkını kendinde nasıl buluyor? yaptığı ağır
hadsizlik. bilim kime emanet? ayrıca savunduğu da
bilim dışı. şizofreniye ”cin çarpıyor
“ demesi, ”
kansere, astıma,
hipetansiyona cin neden oluyor”
demesinden hiçbir farkı yok.
türk tabipleri birliği başkanı prof. dr.
özdemir aktan ise “bu
bilimsel ve kabul edilir bir çalışma değil. üstelik
doktorun kendi uzmanığıyla da ilgili değil.
soruşturma açarız”
dedi.
bu da haber linki.
-
devamını
okuyayım
-
dr krasny
07.06.2014 20:39 ~ 20:41
-
hayali varlıklar
aleminde yaşadığı için beynine elektrik verilerek tedavi
edilmesi gereken bir hastadır.
-
ed gein jr
-
karşılığında türkiye
psikiyatri derneği şöyle bir açıklama yapmıştır. budur
-
sessizim sessizsin sessiz
-
(bkz: doktora
hapis cinciye unvan/#43373262)
-
confession
-
düşünce
özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken,
kör gözlüğü çıkarılarak bakıldığında haklılığı
anlaşılabilecek bir beyanatta bulunmuş profesördür.
dememiştir ki doktora değil sadece üfürükçüye gidin;
doktor ve üfürükçünün birlikte çalışabileceğini
söylemiştir ki gayet makuldur. şaman da, müslüman da,
hristiyan da, budist de bir şekilde inancı gereği
hastalık halinde iyi geleceği bildirilen veya
gelenekselleşmiş dini-ruhani vecibeleri veya ritüelleri
yerine getirirse sıhhate kavuşabileceğine inanır ve
evet; inanınca genelde
olur.
kış kış cinler
kış kış yallah
cinler yallah cin çık cin çık
cin çık
-
askolsun
-
ingilizce metni
görünce türk değilmiş diye rahat nefes aldıran, akabinde
profesörün adının görülmesiyle yine mi ulan diye
düşündüren memleket gerçeği.
-
baal
01.07.2014 20:55 ~ 03.07.2014
18:41
-
azazil filmini bir
yolculuk sırasında izlemek zorunda kalmıştım. orda da bu
prosifon vardı. korku filmi olarak geçse de bir tür
belgeseldi.
-
geckalanneurotransmitter
-
asıl cin gördüğünü
iddia edenleri şizofren olarak adlandırıyoruz.
-
grizzleson
-
aklıma
şunu getirmiştir
(bkz: karl marx bir
cinnidir)
(bkz: das
kapital’i cinler yazdı)
-
madame solitaire
https://eksisozluk.com/
sizofrenleri-cin-carptigini-iddia-eden-
profesor--4416089
— — 🇹🇷 ↑↑↑
↓↓↓ ÇIK—
—

Mehmet
Kemal Irmak
Gulhane Military Medical
Academy, Medical,
Histology and Embryology, Faculty Member
Public
Views 1,349
Professor
M. Kemal Irmak became a medical doctor in 1987. He
specialized in Histology and Embryology in 1992 and then
received a PhD on Biochemistry in 2001. His research is
focused on biological adaptation through epigenetic
inheritance system and on Merkel cells as electromagnetic
receptor cells. He is the autho...
Safsataların
içindekiler
-
Embryological Signs in Quran: Ensoulment
day and three miraculous births
-
Cosmological signs in Quran: Twelve
planets and the ultimate fate of the universe
-
Selective brain cooling seems to be a
mechanism leading to human craniofacial diversity observed
in different geographical regions
-
Self-fertilization in human: Having a
male embryo without a father
-
Personal human life begins with the
formation of adult type hippocampus at 13th week of
development.
-
Embryological basis of the virgin birth
of Jesus and embryonic stem cells localized out of the
embryo.
-
STRAIN DIFFERENCES IN RABBIT
ADRENOCORTICAL STRUCTURE AND MORPHOLOGICAL EVIDENCE OF
CORTICOMEDULLARY COMMUNICATION
-
Beginning of individual human life at 13
th week of development
-
Why are some of embryonic stem cells
localized out of the embryo
-
Cosmological dark matter and ensoulment
-
Evolution or adaptation? What do
heritable adaptive changes imply
-
Medical aspects of ablution and prayer
-
Schizophrenia or Possession
-
Embryological basis of the virgin birth
of Jesus
-
QURAN FACTS - A Scientific Overview
-
Cancer from the Perspective of Patients
Papers by Mehmet Kemal Irmak
Journal
of Armed Forces, 2001
Biogenesis
Jurnal Ilmiah Biologi, 2024
The
Quran is the central religious text of Islam and contains
many scientific signs in Embryology...
Journal
of Islam and Science, 2023
The
Quran contains many scientific signs about Astronomy and
Cosmology. For example, the verse 12... more
Medical
Hypotheses, 2004
Selective
brain cooling (SBC) can occur in hyperthermic humans despite
the fact that humans have. .. more
Medical
Hypotheses, 2006
Essential
hypertension is a complex multifactorial disorder with
epigenetic and environmental fac... more
Medical
Hypotheses, 2010
Chimeras
are the result of fusion of two zygotes to form a single
embryo, producing an individual... more
Medical
Hypotheses, 2004
Human
fetal adrenal development is characterized by rapid growth,
high steroidogenic activity, an... more
Medical
Hypotheses, 2004
There
is rich anecdotal evidence that calcitonin significantly
increases bone mineral density and... more
Theoretical
Biology and Medical Modelling, 2012
Medical
Hypotheses, 2005
Possibility
of inheritance of epigenetic modifications have led us to
consider that adaptive geog... more
Human
Fetal Growth and Development, 2016
Human
fetal adrenal development is characterized by rapid growth,
high steroidogenic activity, an... more
Human
Fetal Growth and Development, 2016
One
of the most controversial topics in bioethics and philosophy
is the beginning of personal hum... more
Human
Fetal Growth and Development, 2016
A
scenario is presented here for this miraculous event of
Virgin birth. In case of a chimera of 4... more
The
enteric nervous system (ENS) is capable of mediating
intestinal reflexes in the absence of co... more
The
prevention of doxorubicin (DXR)-induced cardiotoxicity may
be helpful to improve future DXR t... more
The
number of reports on the effects induced by electromagnetic
radiation (EMR) in various cellul... more
The
relationship between anatomical/physiological traits,
environmental adaptability and neural c... more
The
number of reports on the effects induced by electromagnetic
M. Kemal Irmak 1, Emin Oztas 1, ... more
Selective
brain cooling (SBC) can occur in hyperthermic humans despite
the fact that humans have. .. more
Essential
hypertension is a complex multifactorial disorder with
epigenetic and environmental fac... more
Merkel
cells are located in glabrous and hairy skin and in some
mucosa. They are characterized by... more
When
does individual human life (personhood) begin? Brain cortex
is necessary for the personhood. .. more
Pluripotent
embryonic stem cells can produce any of the cell types of
the body, although not the. .. more
Allocortical
structures such as hippocampal formation and amygdala are
involved in the emotions a... more
Interactions
between environmental factors and epigenetic inheritance
system produce a great deal... more
Brain
is protected from thermal damage by a so-called radiator
system: the brain cooling system.. .. more
Schizophrenia
is typically a lifelong condition characterized by acute
symptom exacerbations and. .. more
Journal
of Experimental and Integrative Medicine, 2014
Virgin
Mary gave birth to Jesus without a father. A scenario is
presented here for this miraculou... more
Journal
of Experimental and Integrative Medicine, 2014
The
incidence of type 1 diabetes (T1D) has increased
substantially in Finland, but the exact trig... more
Al
Ilm Publishing, Jan 25, 2019
Gazi
Medical Journal, 1994
Gazi
Medical Journal, 1994
Gazi
Medical Journal, 1992
Turkiye
Klinikleri Journal of Gastroenterohepatology, 1993
Turkiye
Klinikleri Gastroenterohepatoloji Dergisi, 1995
Until
recently, cancer has often been interpreted as preparation
for death. But, with the advance... more
Neurologia
medico-chirurgica, 2004
The
posterior interosseous nerve arises from the deep branch of
the radial nerve, and compression... more
Free Hit Counters


flag counter