Elbette. Burada önemli bir nokta var: Miraç anlatısının ayrıntıları tek bir hadiste değil, birçok farklı rivayette dağınık halde bulunur. Bu nedenle aşağıdaki anlatım, klasik Sünnî kaynaklarda geçen rivayetlerin birleştirilmiş ve ayrıntılandırılmış bir özetidir. Bazı ayrıntılar bütün rivayetlerde değil, sadece bazı hadislerde geçer.
Gece vakti Mekke sessizdir.
Hz. Muhammed Kâbe’nin yanında, Hicr denilen yarım daire şeklindeki taş duvarın içinde veya yakınında dinlenmektedir.
Bu sırada:
Jibril gelir.
Bazı rivayetlere göre yanında başka melekler de vardır.
Peygamberin göğsü açılır.
Kalbi çıkarılır.
Zemzem suyu ile yıkanır.
Ardından içine:
Hikmet
İman
Marifet
İlahi bilgi
doldurulur.
Bu sahne sembolik veya fiziksel olarak yorumlanmıştır.
Mescid- i Haram’ın yanında sıra dışı bir varlık beklemektedir.
Buraq
Hadislerde:
Beyaz renkte,
Katırdan küçük,
Eşekten büyük,
Son derece hızlı
olarak tarif edilir.
En meşhur tasvir:
Adımını gözünün erişebildiği en uzak noktaya atardı.
Yani bir sıçrayışta ufka ulaşmaktadır.
Burak’a binen Peygamber Cebrail eşliğinde ilerler.
Bazı rivayetlerde yol üzerinde:
Medine
Tur- i Sina
Beytüllahim
gibi kutsal yerlerde kısa duraklamalar olduğu anlatılır.
Sonunda Kudüs’e ulaşılır.
O dönemki Mescid-i Aksa bugün gördüğümüz yapı değildir.
Daha çok kutsal mabed alanıdır.
Burak bağlanır.
Burak’ın bağlandığı yerin daha sonra “Burak Duvarı” olarak anıldığı rivayet edilir.
Burada geçmiş peygamberler toplanmıştır.
Hadislerde sayı verilmez.
Fakat gelenek:
124 bin peygamberin temsil edildiği bir toplantı olarak yorumlar.
Hz. Muhammed imam olur.
Diğer peygamberlere namaz kıldırır.
Bu olay son peygamberliğin sembolik tasdiki olarak görülür.
Şimdi asıl Miraç başlar.
Göğe doğru yükselirler.
Burada “merdiven” anlamındaki Miraç kelimesi kullanılır.
Nasıl yükselindiği açıklanmaz.
Kapı açılır.
Burada:
Adam bulunur.
Hz. Âdem’in sağ tarafında aydınlık yüzlü ruhlar vardır.
Sol tarafında ise karanlık yüzlü ruhlar.
Sağına baktığında sevinir.
Soluna baktığında üzülür.
Bunların insan ruhları olduğu açıklanır.
Burada:
Isa
ve
Yahya
karşılar.
Burada:
Yusuf
bulunur.
Hadislerde:
Güzelliğin yarısı ona verilmiştir.
denir.
Bu yüzden olağanüstü bir güzellik içinde tasvir edilir.
Burada:
Idris
bulunur.
Kur’an’da:
Onu yüce bir makama yükselttik.
ifadeleriyle ilişkilendirilir.
Burada:
Harun
vardır.
Burada:
Musa
ile karşılaşılır.
Musa’nın ağladığı anlatılır.
Sebebi:
Muhammed’in ümmetinden cennete çok sayıda insanın girecek olmasıdır.
Burada:
Ibrahim
bulunur.
Sırtını çok büyük bir yapıya dayamıştır.
Bu yapı:
Bayt al-Ma’mur
olarak adlandırılır.
Kelime anlamı:
Mamur Ev
Sürekli ziyaret edilen kutsal yapı
olarak çevrilebilir.
Geleneksel açıklamaya göre:
Göklerdeki Kâbe’dir.
Yeryüzündeki Kâbe’nin semadaki karşılığıdır.
Tam Kâbe’nin üzerinde bulunur.
Hadislere göre:
Her gün
70. 000 melek
buraya girer.
İbadet eder.
Çıkar.
Ve bir daha aynı meleğe sıra gelmez.
Bu sayı meleklerin akıl almaz çokluğunu anlatmak için kullanılır.
Daha sonra:
Sidrat al-Muntaha
görülür.
Bu olağan bir ağaç değildir.
Hadislerde:
Yaprakları fil kulağı kadar büyük,
Meyveleri dev testiler kadar büyük
olarak anlatılır.
Altından:
Rahmet nehirleri,
Cennet nehirleri
çıkar.
Bazı rivayetlerde:
Nil ve Fırat’ın manevi kökenlerinin de burada olduğu anlatılır.
Klasik hadislerde cennet birkaç yerde gösterilir.
Özellikle:
Sidretü’l- Müntehâ civarında
Yedinci kat semanın ötesinde
görüldüğü anlaşılır.
Kur’an’da:
Me‘vâ Cenneti Sidretü’l-Müntehâ’nın yanındadır.
ifadesi bulunur.
Hadislerde çeşitli sahneler vardır.
Altın ve gümüşten yapılmış köşkler.
İnci kubbeler.
Yakut saraylar.
Al- Kawthar
nehri gösterilir.
Suyunun:
Sütten beyaz,
Baldan tatlı
olduğu anlatılır.
Bir saray görülür.
Peygamber:
Bu kimin?
diye sorar.
Melekler:
Ömer’in.
cevabını verir.
Bazı hadislerde hurilerden söz edilir.
Parlaklıkları ve güzellikleri anlatılır.
Erken yaşta ölen mümin çocuklarının cennette bulunduğu anlatılır.
Rivayetlerde cehennem de Miraç sırasında gösterilir.
Tam konumu ayrıntılı açıklanmaz.
Ancak:
Semalar arasında
veya
İlahi gösterim şeklinde
gösterildiği anlaşılır.
Çeşitli günahlara karşılık gelen sembolik cezalar görülür.
Bakır tırnaklarla:
Yüzlerini ve göğüslerini parçalamaktadırlar.
Melekler:
Bunlar insanların etini yiyenlerdir.
der.
Yani gıybet edenler.
Karınları devasa büyümüştür.
Ayağa kalkamazlar.
Sürünerek hareket ederler.
Temiz ve güzel yiyeceği bırakıp çürümüş yiyeceğe yönelen kişiler şeklinde tasvir edilirler.
Ağızlarına ateş doldurulmaktadır.
Başları taşlarla ezilmektedir.
Baş eski haline dönmekte ve ceza tekrar etmektedir.
Bazı rivayetlerde etlerini kesip yiyen insanlar görülür.
Sidretü‘l- Müntehâ’dan sonra Cebrail durur.
Şöyle dediği rivayet edilir:
Bir parmak ucu kadar daha yaklaşsam yanarım.
Buradan sonrası meleklerin erişemediği alan olarak tasvir edilir.
Peygamber yalnız ilerler.
Bu konu İslam tarihinde tartışmalıdır.
Bazı sahabiler:
“Gördü. ”
demiştir.
Özellikle:
Abd Allah ibn Abbas
bu görüşe yakın kabul edilir.
Bazıları ise:
“Görmedi, sadece ilahi nuru gördü. ”
demiştir.
Özellikle:
Aisha bint Abi Bakr
bu görüşü savunur.
Bu nedenle Sünnî gelenekte kesin bir görüş birliği yoktur.
Burada 50 vakit namaz verilir.
Hz. Musa’nın tavsiyesiyle tekrar tekrar dönülür.
Sonunda:
5 vakit namaz kalır.
Ancak sevabı 50 vakit olarak bırakılır.
Bu genişletilmiş anlatımda dikkat çekici nokta şudur: Klasik Miraç tasvirinde gökler, peygamberler, Beytü’l-Ma’mur, Sidretü’l-Müntehâ, cennet ve cehennem birbirinden tamamen ayrı mekânlar gibi değil; Allah’ın Peygamber’e “büyük ayetlerini göstermesi” kapsamında görülen kozmik ve metafizik bir düzenin parçaları olarak sunulur. Bu yüzden hadisler bunların kesin fiziksel koordinatlarını vermekten çok, sembolik ve manevi özelliklerini ayrıntılı biçimde anlatır.
Bu konu İslam düşüncesinde en çok tartışılmış konulardan biridir. Çünkü Kur’an ve hadislerde Arş, Kürsî, Arş’ı taşıyan melekler ve Allah’ın Arş’a “istivâ etmesi” hakkında ifadeler vardır; fakat bunların nasıl anlaşılacağı konusunda farklı ekoller farklı yorumlar geliştirmiştir.
Önce klasik anlatıyı, sonra da yorumları ayırarak anlatalım.
Arş Nedir?
Arapçada “Arş” kelimesi aslında: Taht
Hükümdarlık makamı
Saltanat merkezi
anlamına gelir.
Kur’an’da Allah için: Rahman Arş’a istivâ etti.
ifadesi birkaç yerde geçer.
Örneğin: Ta-Ha 5. ayet: “Er-Rahmân Arş’a istivâ etti. ”
Burada dikkat çekici olan şey, Kur’an’ın Arş’tan sıkça söz etmesine rağmen onun nasıl bir şey olduğunu ayrıntılı anlatmamasıdır.
Klasik Kozmolojik Tasvir
Erken dönem hadis ve rivayetlerden oluşan
geleneksel tasvirde evren katmanlıdır: Allah’ın dilediği
yüce makam
— │
Arş-ı Azam
— │
Kürsî
— │
Yedi Kat Gök
— │
Dünya
Bu tasvire göre: Dünya vardır.
Onun üstünde yedi kat gök vardır.
Onların üzerinde Kürsî bulunur.
Kürsî'nin üzerinde Arş bulunur.
Arş yaratılmışların en büyüğüdür.
Bu yüzden: Arş- ı Azam
( “En Büyük Arş” )
denir.
Arş’ın Büyüklüğü
Bazı hadislerde: Yedi gök ve yedi yer Kürsî yanında çöle atılmış bir halka gibidir.
denir.
Sonra: Kürsî de Arş yanında çöle atılmış bir halka gibidir.
ifadesi gelir.
Yani geleneksel tasvirde Arş akıl almaz büyüklüktedir.
Arş’ı Taşıyan Melekler
Kur’an’da doğrudan geçer.
Al- Haqqah 17. ayet: O gün Rabbinin Arş’ını sekiz melek taşır.
Ayrıca: Ghafir 7. ayette: Arşı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar...
ifadesi vardır.
Bu Melekler Nasıl Tasvir Edilir?
Bazı hadislerde olağanüstü büyüklükte anlatılırlar.
Örneğin: Kulak memesi ile omuzu arasındaki mesafe
700 yıllık yol
olarak tasvir edilir.
Bu rakamlar çoğu zaman: Gerçek ölçü,
veya büyüklüğü anlatan sembolik ifade
olarak yorumlanmıştır.
Allah Arş’ın Üzerinde mi?
İşte asıl tartışma burada başlar.
Kur’an’da: Arş’a istivâ etti.
denir.
Ama: Oturdu.
Yerleşti.
Tahtına kuruldu.
ifadeleri Kur’an’da geçmez.
Bunlar sonradan yapılan yorumlardır.
Selefî / Hanbelî Yaklaşım
Erken dönem bazı âlimler şöyle demiştir: Allah Arş’a istivâ etmiştir.
Nasıl ettiğini bilmiyoruz.
Buna: Bilâ keyf
( “Nasıl olduğunu sormadan kabul etmek”)
denir.
Yani: Arş gerçektir.
İstivâ gerçektir.
Nasıl olduğu bilinmez.
Eş’arî ve Mâtürîdî Yorumu
Daha sonra Sünnî kelâmcılar bir problem gördüler.
Çünkü: Eğer Allah bir tahtın üzerinde oturuyorsa,
o zaman: Mekân kaplıyor gibi görünür.
Bir yerde bulunuyor gibi görünür.
Bu da Allah’ın sonsuzluğu fikriyle çelişebilir.
Bu nedenle: Arş’a istivâyı
Hâkimiyet kurdu,
Kudretini gösterdi,
Egemenliğini ilan etti
şeklinde yorumladılar.
Bugün Türkiye’deki geleneksel Sünnî ilahiyat eğitimi çoğunlukla bu görüştedir.
Miraç’ta Arş Görüldü mü?
Burada ilginç bir nokta vardır.
Hadislerde Peygamber: Yedi kat göğü geçer.
Beyt’l- Ma’mur’u görür.
Sidret’l- Müntehâ’ya ulaşır.
Ancak sahih hadislerde: Arş’ı ayrıntılı şekilde gördü.
şeklinde açık bir anlatım yoktur.
Daha çok sonraki dönemlerde: Tasavvufî eserlerde,
Kıssa kitaplarında,
Miraçnâmelerde
Arş ayrıntılı biçimde resmedilmiştir.
Osmanlı ve İran Minyatürlerinde Arş
Senin yapmak istediğin minyatür serisi açısından ilginç olan bölüm budur.
Osmanlı ve Timurlu dönem Miraçnâmelerinde Arş genellikle şöyle çizilir:
Altından yapılmış dev bir taht,
Etrafında melek halkaları,
Arşı taşıyan melekler,
Nurdan katmanlar,
Yeşil ve mavi gök kubbeleri,
Ateş ve nur perdeleri,
En üstte ilahi nuru temsil eden ışık
şeklinde.
Dikkat edersen: Allah’ın kendisi resmedilmez.
Onun yerine: Işık,
Nur bulutu,
Altın daire,
Parlak boşluk
çizilir.
Arş ile Beyt’l-Ma’mur Arasındaki Fark
Karıştırılan bir konu budur.
Beyt’l- Ma’mur: Meleklerin tavaf ettiği göksel mabed.
Arş: Kozmosun en üst hükümdarlık makamı.
Yani Beyt’l-Ma’mur Arş değildir.
Geleneksel kozmolojide Arş’ın altında yer alır.
Bir Osmanlı miraçnâmesini zihinde canlandırırsak son sahne yaklaşık şöyledir: Yedinci gökte İbrahim ve Beyt’l-Ma’mur.
Sidretü’l-Müntehâ.
Meleklerin geçemediği sınır.
Nur perdeleri.
Arş’ın çevresi.
Arşı taşıyan melekler.
İlahi nur.
Allah’ın vahyinin tecellisi.
Elli vakit namaz emri.
Bu sahne klasik minyatürlerde çoğu zaman evrenin en üst noktası olarak resmedilir ve Arş, yaratılmış âlemin zirvesi kabul edilir. Ancak Allah’ın Arş üzerinde nasıl bulunduğu veya bulunup bulunmadığı konusu, İslam tarihinde hiçbir zaman tam bir görüş birliği oluşmamış olan teolojik meselelerden biridir.
- - - - - - - -
- - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur- gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http:// orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam | : | https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |