Menzil Cemaati (veya Menzil Tarikatı), Nakşibendiyye içerisinde yer alan, Türkiye’nin en büyük tasavvufî yapılanmalarından biridir. Merkezini uzun yıllar Menzil Köyü oluşturmuştur. Teorik olarak klasik Nakşibendî öğretilerini benimsediğini söylese de, uygulamada şeyhe atfedilen rol ve keramet anlatıları hareketin önemli bir parçasıdır. ([DergiPark][1])
Menzil’in temel öğretisi şu esaslar üzerine kuruludur:
— Nakşibendî- Halidî silsilesine bağlılık
— Şeriata sıkı bağlılık
— Şeyhe mutlak teslimiyet
— Rabıta (müridin şeyhini zihninde canlandırması)
— Zikir
— Sohbet
— Hizmet
Tarikata göre Allah’a giden en güvenli yol, yaşayan bir mürşid-i kâmile bağlanmaktır. Bu anlayış klasik Nakşibendî literatüründe de bulunmakla birlikte, Menzil’de pratikte oldukça merkezi bir konuma sahiptir. ([DergiPark][1])
— — —
Menzil’de şeyh genellikle şu sıfatlarla anılır:
— Gavs
— Kutup
— Mürşid- i Kâmil
— Allah dostu
— Seyyid
Gavs kavramı tasavvufta, Allah’ın özel yardımıyla insanlara manevî destek sağlayan en yüksek velilerden biri anlamında kullanılır.
Menzil mensuplarına göre gavs;
— insanların kalbini değiştirebilir,
— günahkârı hidayete ulaştırabilir,
— Allah’ın izniyle keramet gösterebilir,
— müridinin manevî hâlini uzaktan bilebilir.
Bu nitelikler tarikatın kendi anlatılarında sıkça tekrar edilir. ([DergiPark][1])
— — —
Özellikle Seyyid Abdulhakim el-Hüseynî ve daha sonra Seyyid Abdulbaki Erol hakkında anlatılan menkıbelerde şu tür iddialar yer alır:
Müridin aklından geçen düşünceyi söylemesi.
Tasavvufta buna keşf denilir.
— — —
Başka şehirlerde meydana gelen olaylardan haberdar olma.
Tasavvufta tayy-ı mekân ve keşf kavramlarıyla ilişkilendirilir.
— — —
Duaları sayesinde
— felç,
— kanser,
— psikolojik hastalıklar,
— bağımlılıkların
iyileştiğine ilişkin çok sayıda anlatı vardır.
Bunlar kişisel tanıklıklardır; bilimsel olarak doğrulanmış vaka serileri değildir.
— — —
En yaygın anlatılardan biridir.
Müridler;
— şeyhi hiç görmeden rüyasında gördüğünü,
— ardından tarikata katıldığını,
anlatırlar.
— — —
Tarikat literatüründe;
— trafik kazasından kurtulma,
— askerde korunma,
— iş bulma,
— sınav kazanma
gibi olayların şeyhin himmeti sayesinde gerçekleştiği anlatılır.
— — —
Akademik çalışmalar ve tarikat anlatılarında tekrar eden örnekler şunlardır:
Mürid ilk defa huzura çıktığında;
Sen geçen hafta şöyle düşünmüştün.
şeklinde hitap edildiğini anlatır.
— — —
Özellikle
— alkol
— uyuşturucu
— kumar
bağımlılarının tek sohbetten sonra tamamen değiştiği yönünde çok sayıda tanıklık bulunur.
Bu anlatılar Menzil’in en güçlü propaganda unsurlarından biridir. ([DergiPark][1])
— — —
En sık anlatılanlar:
— yürüyemeyen kişinin yürümesi
— psikiyatrik hastalıkların geçmesi
— görmenin düzelmesi
— kanserden kurtulma
Bunlar çoğunlukla sözlü tanıklık biçimindedir.
— — —
Şeyhin;
— evde,
— arabada,
— hastanede
bir anda görüldüğü veya yardım ettiği anlatılır.
— — —
— Bitmeyen yemek
— Eksilmeyen para
— Hiç bozulmayan yiyecek
gibi klasik evliya menkıbelerine benzeyen anlatılar bulunur.
— — —
Seyyid Abdulhakim el-Hüseynî hakkında tarikat çevrelerinde anlatılan başlıca menkıbeler şunlardır:
— Bütün medrese kitaplarını ezbere bilmesi.
— İnsanların kalbinden geçenleri okuması.
— Aynı anda farklı yerlerde görülmesi.
— Körlerin gözünü açması.
— Felçlileri iyileştirmesi.
— Hz. Muhammed’i sık sık gördüğü ve onunla manevî irtibat hâlinde olduğu.
— Dualarıyla kuraklığın sona ermesi.
Bu anlatılar, tarikat menkıbeleri içinde yer alır; bağımsız tarihsel veya bilimsel yöntemlerle doğrulanmış olaylar olarak kabul edilmez. ([Odatv][2])
— — —
Din sosyolojisi alanındaki çalışmalar, Menzil’deki keramet anlatılarının birkaç temel işleve sahip olduğunu belirtir:
— Şeyhin dinî otoritesini pekiştirmek,
— Grup kimliğini güçlendirmek,
— Yeni mürid kazanımını kolaylaştırmak,
— Manevî bağlılığı artırmak.
Bu tür anlatılar yalnızca Menzil’e özgü değildir; birçok tasavvufî tarikat ve dinî harekette benzer örüntüler görülür. ([DergiPark][1])
Menzil’e yönelik eleştiriler iki ana başlıkta toplanır:
— Tarikat içi yaklaşım: Destekleyenler, anlatılanların Allah’ın izniyle gerçekleşen kerametler olduğunu ve bunların velâyet anlayışının doğal sonucu sayılması gerektiğini savunur.
— Eleştirel yaklaşım: Bazı ilahiyatçılar ve araştırmacılar, bu tür anlatıların tarihsel menkıbe geleneğinin devamı olduğunu, doğrulanabilir kanıtlarının bulunmadığını ve şeyhe aşırı kutsiyet atfedilmesinin dinî açıdan da tartışmalı olduğunu ileri sürer. ([Odatv][2])
[1]: https://dergipark.org.tr/tr/ pub/imgelem/article/590658
[2]: https://www.odatv.com/ yazarlar/aydin-tonga/menzil-tarikati-hangi-kerametlerle- buyudu-177974
- - - - - - - -
- - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group |
: |
ozgur-
gundem@googlegroups.com |
| Gruba üye olmak icin To join the group |
: |
ozgur-
gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net /
oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamız Our Group Page |
: |
https://groups.google.com/
g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish |
: |
http://
orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam Our new website |
: |
https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan
ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |