Amerika Birleşik Devletleri’ne Karşı
Mücadele Eden Son Büyük Kızılderili Savaşçı: Geronimo
Geronimo, çok sayıda soydaşının
kendi yüzünden öldüğü düşünceyle, 1886 yılında teslim oldu.
Mehmet Can Demir
Amerika’nın keşfi, uzun zamandır kıtada yaşayan yerliler ile
Avrupa’dan gelen beyaz istilacıların çatışmasını da
beraberinde getirdi. Kızılderili Savaşları
veya Amerikan-Kızılderili Savaşı olarak isimlendirilen savaş,
1600’lü yıllardan 1900’lü yılların ilk dönemine kadar çeşitli
aralıklarla devam etti. Sonunda Kızılderili halklarının büyük
acılar çektiği ve “beyaz adamın” galip geldiği bu savaş,
sayısız hüzünlü hikâyeye ve unutulmaz kahramanlık öykülerine
sahne olmuştu. İşte bu kahramanlık öykülerinden birinin
başkahramanı Geronimo isimli Kızılderili savaşçıydı.
Geronimo, hem Meksikalılarla hem de Amerika Birleşik
Devletleri’ne ait kuvvetlerle amansız bir mücadeleye girişti.
Yıllar boyunca süren savaşta, ölümsüz bir halk kahramanı
haline gelen Geronimo, beyaz adamın en çok koktuğu
“düşmanlardan” biriydi. Buna karşın Amerika Birleşik
Devletleri’ne karşı mücadele eden son büyük Kızılderili
savaşçısı olarak tarihe geçen Geronimo, yaşamını esaret
altındayken kaybetti. İşte hayranlık uyandıran kahramanlık
öyküleriyle adını tarihe yazdıran büyük Kızılderili savaşçısı
Geronimo hakkında bilmeniz gerekenler.
Geronimo, 1829 yılında Amerika
Birleşik Devletleri’nin New Mexico eyaletinde dünyaya geldi
İlerleyen yıllarda büyük bir kahraman haline gelecek
Geronimo’nun yerli dilindeki adı ise Gokhlayeh (Esneyen adam)
idi. Ancak Meksikalı askerler onu Geronimo, İspanyollar ise
Jerome olarak isimlendiriyordu.
8.000 kişilik bir Apaçi klanının
üyesi olan Geronimo, kabile şefi olmamasına karşın tüm
Kızılderililer arasında büyük bir saygı görüyordu. Oldukça
yetenekli bir avcıydı. Üstelik kendi kabilesindeki en önemli
şifacılardan biriydi
Tüm bu özellikleri ve korkusuz yapısı Geronimo’yu önemli bir
savaşçı haline getiriyordu. Bu sebeple yalnızca kendi
kabilesinde değil tüm Kızılderili toplulukları içerisinde
sevilen ve saygı duyulan bir isim olmayı başarmıştı.
Tüm ömrü Amerikan-Kızılderili
Savaşı’nın devam ettiği yıllarda geçen Geronimo yalnızca 17
yaşındayken Amerika’daki beyaz ırkın en önemli düşmanı haline
geldi
Meksikalı askerler tarafından
gerçekleştirilen bir baskında tüm ailesini kaybetti
500 kişilik bir ordu ile Geronimo’nun yaşadığı bölgeye
saldıran askerler, bu sevilen Kızılderili savaşçısının
ailesinin de aralarında bulunduğu çok sayıda insanı katletti.
Saldırı anında olay yerinde olmayan Geronimo, köyüne
döndüğünde bu korkunç manzara ile karşılaştı. İşte bu ağır
kayıp, Geronimo’nun yaşamında büyük bir değişme neden oldu.
Ailesini kaybettikten sonra zorlu
bir özgürlük mücadelesinin yanına şiddetli bir intikam savaşı
ekledi!
İz süreme, saklanma ve silah kullanma alanlarındaki ustalığı
önemli zaferler elde etmesine olanak tanıyordu. Düşman
karşısında elde ettiği başarılar ise onu gün geçtikçe büyüyen
bir efsaneye dönüştürüyordu.
Geronimo kısa bir süre sonra tüm
Kızılderili topluluğunun en önemli komutanı haline gelmişti.
Öyle ki ardında savaşan Kızılderililerin pek çoğu, bu büyük
komutanın tanrılar tarafından kutsandığına, öldürülemez ve
yakalanamaz olduğuna inanıyordu!
Yıllar boyunca Meksika’dan Amerika
Birleşik Devletleri’ne uzanan geniş coğrafyada devam eden
amansız bir gerilla savaşına liderlik etti
Çoğunlukla 100 veya en fazla 200 kişiden oluşan küçük
ordusuyla birlikte farklı şehirlerdeki kalabalık düşman
birliklerine saldırıyor, bu saldırılarda karşı tarafa ciddi
kayıplar yaşatıyordu.
Kızılderililer için zafer ve
özgürlük anlamına gelen Geronimo, düşman için ölümü ve
tehlikeyi çağrıştırıyordu. İşte bu nedenle yalnızca
Geronimo’yu ele geçirmek için yüzlerce askerden oluşan bir
ekip dahi kurulmuştu
Geronimo’nun kahramanlıkları,
Kızılderililer arasında büyük bir memnuniyetle karşılansa da
bu cesur savaşçının eylemlerinden rahatsız olan yerliler de
vardı
Çünkü iki taraf arasındaki kanlı
mücadele, neredeyse Geronimo ile onu yakalamak isteyen
yetkililer arasında süren kişisel bir mesele haline gelmişti
Üstelik Geronimo efsanesi Amerikalı ve Meksikalı silahlı
unsuların Kızılderili köylerine her gün yeni bir saldırı
düzenlemesine neden oluyor, bu saldırılarda çok sayıda
Kızılderili hayatını kaybediyordu.
Chiricahua kabilesinin şefi ve aynı
zamanda Geronimo’nun kayınpederi olan Cochise, 1872 yılında
Amerikalı yetkililerle bir anlaşma imzaladı
Anlaşma, savaşın sona erdirilmesini ve Kızılderili
toplulukların yeni bir yerleşim yerine yerleştirilmesini
içeriyordu. Elbette bu anlaşma Geronimo tarafından pek de hoş
karşılanmadı. Büyük Kızılderili savaşçısı, savaşı sürdürmekte
kararlıydı.
1877 yılındaki bir çatışmada
yakalandı ve esir düştü!
4 yıl boyunca esaret altında yaşayan Geronimo, birkaç
başarısız kaçma girişiminin ardından nihayet 1881 yılında
özgürlüğüne kavuşabildi. Takip eden süreçte, sadık
yoldaşlarıyla birlikte savaşmaya devam etti. Ancak
soydaşlarının kendi yüzünden öldüğüne dair düşüncesi,
Amerika’ya karşı mücadele eden son büyük Kızılderili
savaşçısının pes etmesine neden olacaktı…
1886 yılında Amerikalı yetkililere
teslim olan Geronimo, ABD’nin Oklahoma eyaletindeki Fort Sill
isimli bölgeye gönderildi ve burada hapsedildi
Kızılderili kabileleri arasında bir efsane haline gelen büyük
savaşçının esaret altındaki günleri de bu şekilde başlamış
oldu. Geronimo, kalan ömrünü bir tutsak olarak geçirdi…
1909 yılında, 23 yıllık esaretin
ardından hayatını kaybetti
ABD’ye karşı mücadele eden son
büyük Kızılderili savaşçısının yaşamı ve kahramanlıkları
hakkında ortaya atılan farklı görüşler var
Kimilerine göre Geronimo’nun tarihteki en önemli Kızılderili
savaşçılarından biri olduğu sugötürmez bir gerçek. Ancak bazı
insanlar onu gözü intikamdan başka bir şey görmeyen inatçı,
sorumsuz ve tehlikeli bir adam olarak tanımlıyor.