🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

KURAN'IN ORİJİNALİ NEDEN YOKTUR?

Kur'an gökten kitap şeklinde inmemiştir.

Muhammed'in eline iki kapak arasında verilmemiştir.

Bugün bildiğimiz Kuran kitabını Muhammed Görmemiştir bile !!

Sözde ayetler, hafızlar tarafından ezberlenmiş, yaprak, tahta ve deri parçaları üzerine yazılıp, sandık ve depolarda saklanmıştır.

Muhammed ayetlerin toplanıp kitaplaşmasını istememiştir.

Vasiyet de etmemiştir!

Allah da Muhammed’e, sözde indirdiği sözlerin, kitap haline getirmesine dair bir ayet indirmemiştir.

Kuran’da da böyle bir ayet yoktur!

Allah ve peygamberi, Kur’an’ın kitaplaşmasını istemediler mi yoksa düşünemediler mi?

İsteselerdi bunu açıkça ayetle sabit kılarlardı.

Ayrıca Tevrat ve İncil’de de kitaplaşmasına dair bir ayet yoktur.

Ama hem Tevrat’ta hem de İncil’de korunacağına dair ayet vardır.

Kuran, 22 yıl 3 ayda, Muhammed'in ihtiyaç hissettiği ve indiğine ASLA kimsenin şahit olmadığı zamanlarda, Muhammed'in menfaati ve şartları doğrultusunda, zaman zaman ağzından çıkan KİŞİSEL VE TARİHSEL sözlerdir.

Ebu Bekir, işte bu sözde ayetleri, Muhammed Haziran 632’de öldükten altı ay sonra, Aralık 632’de Yemame savaşı ve öncesinde, hafız ve sahabelerin 500 ila 700 kadarının öldürülmesi ve Ömer’in teklifi üzerine ilk kez Mushaf halinde toplattırdı.

Ömer, Ebu Bekir'e fikrini söylediğinde, Ebu Bekir “Peygamberin bile yapmadığı bir işi ben nasıl yaparım?” demiştir.

Ancak Ömer’in baskısı ile ayetlerin toplanması aşamasına geçilmiştir.

Ömer Ağustos 634’de halife olduğunda, Ebu Bekir’in toplattığı mushafları yaktırdı!

Ömer, Zeyd ibn-i Said ve otuz kadar ilk nesil hafızdan oluşan ekip, ayetleri kendilerine göre yeniden derleyip toplayıp, düzenleyip 640-642’de mushaf haline getirdiler.

Yani Muhammed öldükten en az 8-10 yıl sonra.

Osman da Ömer’in derleyip toplattığı bu mushafları yaktı, yok etti!

Yine Zeyd ibn-i Said ve otuz kadar ikinci nesil hafız ayetleri yeniden kendilerine göre mushaf haline getirdiler.

654 yılında, Muhammed'in ölümünden 22 yıl sonra bu mushafı üç suret halinde Kur’an olarak yazdılar.

Bu arada Osman, Ayşe'deki orijinal, ilk derlenen Kuran’ı iptal etmiş, bazı ayetleri Kuran’a dahil etmemiştir!

Emevi halifesi Mervan Muhammed’in dul eşi Hafsa’ya emanet edilmiş olan özgün Kuran metnini yakıp ortadan kaldırmıştı.

Bu son Kuranların yok edilmesi Mervan’ın oğlu Abdülmelik’e Kuran'da istediği değişiklikleri yapmak fırsatı verdi.

Emeviler 661 de iktidarı ele alınca, bu kez de Muaviye, Osman’ın yazdırdığı Kur’anları toplatıp yaktırdı!…

Hatta Sıffın savaşında, Kur’an yapraklarını, savaşçıların mızraklarının uçlarına taktırıp kullandı.

Emevi halifesi Yezit, 684’de ve Haccac 693’de Kabe’ye iki defa ordu gönderip, Kabe’yi mancınıklarla yakıp yıktılar.

Bu arada Osman döneminden kalan, son ayetleri ve Kuranları da yaktılar, yok ettiler.

120 yıl boyunca İslam, Kuransız olarak 3 ve 4ncü nesil üç beş hafızın bildikleri kadarı ile yaşandı.

Kuran’ın farklı versiyonlarından zıtlıkları kaldırmak bahanesi ile sesli harfler ile fonetik işaretler sokularak, HACCAC bizzat metinlere eklemeler ve önemli değiştirmeler yaptırdı.

Ebubekir, Ömer ve Osman’ın, Kur’an’ın metinlerinde yaptıkları değişiklikler, kişisel ya da kuramsal nedenlerdendi.

Emeviler tarafından yapılan değiştirmeler ise siyasal, hanedanlık ve sömürgeci yayılmacılık nedeniyledir.

Kuran’daki değişiklikler, İslam inancına daha farklı bir hüviyet vermek, özel olarak Arap yazısını desteklemek, Arap milliyetçiliğini korumaya almak ve Arabizm/Arapçılık eğilimlerini desteklemek için gerekli görüldü.

Böylece Arap halkının dinsel ve kültürel egemenliğini tam yerleştirmek, İslam’ı, Hristiyan ve Museviliğe üstün tutup farklı seçkin bir din olarak sunmak amacıyla Kuran’ı bu değişiklikler için araç yaptılar.

Abbasiler 750 yılında iktidara geldiler.

Abbasilerin kurucusu Ebu’el Abbas Seffah, 753 yılında önceki yazılı kaynaklar olmadan, ayetleri, 3 ve 4ncü nesil 20 hafızın ezberine dayanarak mushaf haline getirdi.

İşte o Mushaflar, bugünkü Kur’an’ın taslağını oluşturdu!

Beşinci Abbasi halifesi Harun Reşit, Kuran’ı yeniden yazmak için bir ekip hazırladı.

Bir süre Mushaf üzerinde çalıştılar.

788 yılında taslaktaki sure ve ayetleri 5 ve 6’ncı nesil, hafız ezberine dayanarak yeniden kendilerine göre sıraladılar.

793’DEN İTİBAREN BU GÜNKÜ KUR’AN’I YAZIP ÇOĞALTTILAR.

Bu nüshalar Mekke, Medine, Mısır, Şam, Yemen, Cezayir, İran ve Türkmenistan bölgelerine gönderildi.

Bu Kuranların orijinalleri yeryüzünde YOKTUR!

802 yılında yazıldığı söylenen Kur’an Özbekistan-Taşkent müzesindedir.

Topkapı Sarayındaki Osman’ın Kur’an’ı dedikleri, 1650 yılı yazımıdır!

Yani orijinal değildir!

MUHAMMED 632 yılında ÖLDÜ.

BUGÜN KULLANILAN KUR’AN İSE 793 DE KİTAPLAŞTIRILDI.

ARADAN GEÇEN 161 YILDA NELER YAŞANDI, NELER OLDU?

BEŞ KEZ YAKILDI, ALTI KEZ YENİDEN YAZILDI!

ALTI NESİL SONRA HAFIZLARIN EZBERİNE, EMEVİ VE ABBASİ HALİFELERİNİN İSTEĞİNE GÖRE SİYASİ VE TOPLUM DİZAYNI İÇİN YAZILAN KİTAP İÇİN SEN KALK “KURAN BOZULMADI” DE!

BUNA DA İNANMAMIZI BEKLE!

Dün ne yediğini hatırlamayanların;

Muhammed'in ilk sözlerini de hesaba katarsak, 183 yıl sonra ne söylendiğini, aynı kelime ve anlam ile ekleyip çıkarmadan, altı nesil sonra hatırlamaları ve aktarmaları mümkün müdür?

İnsanların bu sözleri aktarırken nefsinin, mantığının, kişisel düşüncelerinin ayetlere karışmadığını söylemek mümkün müdür?

Aynı zaman ve kişi silsileden gelen hadisler için “zamana, akla, vicdana, bilime, aykırı ve bozulmuş” diyeceksiniz ama beş kez yakılan yok edilen, altı nesil, 183 yıl sonra yeniden yazılan Kur’an için bozulmamış diyeceksiniz öyle mi?

Hadis dedikleriniz de Muhammed'in ölümünden 180-250 yıl sonra kaleme alınmıştır.

Günümüzde de İslam dünyasında 30 farklı Kur'an vardır.

Bunların 6 tanesi farklı İslam coğrafyalarında kullanılmaktadır.

Kur'an halen günümüzde sürekli değiştirilmekte, tahrif edilmektedir!

Ocak 2020’de Suudi Arabistan fetva heyeti Kuran’daki 300 ayeti günümüze uyarlamış ve değiştirmiş, bunu da resmen açıklamıştır !!

Ülkemizde hem de bizzat Diyanet eli ile, müfessirler eli ile Kur’an değiştirilmektedir.

Nasıl mı?

Tercümelerdeki parantez içi kelimelere bakınız.

Bu kelimelerin hiçbiri Kur'an'da yer almaz, bu kelimeler müfessirlerin eklemeleridir.

Sanki Allah derdini anlatamamış da kulları, “Allah öyle değil böyle demek istedi” diye Allah'ı düzeltiyorlar.

Hem meal hem de tefsirlerde;

ayetlerde yer almayan kelime ve anlamlar kullanılır!

Kullanılan bu kelime ve anlamlar Arapçasında YER ALMAZ!

ALINTIDIR.

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

The Prime Minister of Italy Giorgia Meloni's reaction is *PRICELESS* as Germany Chancellor Merz is lecturing Trump that he needs to go to a ceasefire with Putin instead of a full peace deal.

She just keeps rolling her eyes 🤣😭 the plan was NOT to do a ceasefire.

Trump pushed back.

http,s://xcom/i/status/1957533038172098898

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

The collapse of European power, in a single picture.

http,s://pbstwimgcom/media/GysnALeXEAEGNQiformat=jpg&name=small

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AKP’ye geçmesinin ardından İller Bankası, Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne 860 milyon TL finansman sağladı.

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

The Israeli settler terrorist leader Daniella Weiss :

we don’t want peace we want Greater Israel.

http,s://xcom/i/status/1957358004354834449

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

Netanyahu walking members of the U.S.Congress.

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

Go back your home.

Leave Palestine alone.

http,s://xcom/i/status/1957571112331518062

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

Müjdat Gezen'e soruşturma!

Sebebi 'Yok artık' dedirtti

19 Ağustos 2025

Türk Tiyatrosu'nun efsane ismi Müjdat Gezen'e Halktv.com.tr Yazarı Ayşenur Arslan'la geçtiğimiz sene yaptığı Youtube programındaki sözleri nedeniyle soruşturma açıldı.

Duayen Sanatçı Müjdat Gezen, Youtube kanalındaki Bizim Ev programına10 Mayıs 2024'te Halktv.com.tr Yazarı Ayşenur Arslan'ı konuk aldı.

Programında kadını tarihsel rolünü anlattılırken Gezen de toplumların en başta anaerkil olduğunu anlattı.

Gezen, "Müslümanlarda bir adet vardır.

Biri öldüğü zaman annesinin adıyla gömülür.

Bilir misiniz sebebini?

Çünkü Anadolu'daki çok sevdiğim bir laftan dolayı, anan mutlaka anandır ama baban belki babandır.

Hep ana erkildir toplumlar.

Hepsinde var" dedi.

Gezen'in bu sözleri nedeniyle soruşturma açıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ifadeye giden Gezen şunları dile getirdi:

— “Müjdat Gezen ile Bizim Ev” isimli Youtube hesabı benimdir.

Soruşturmaya konu olan bilirkişi tarafından çözümlemesi yapılan video kaydında yer alan kişi de benimdir.

Burada geçen beyanların hiçbirinde halkı belli bir kesimini başka bir kesimine karşı aşağılama yada kışkırtma veyahut dinine yönelik bir ithamım kesinlikle yoktur.

Bu beyanlarda geçen “Müslümanlarda bir adet vardır biri öldüğü zaman annesinin adı ile gömülür bilir misiniz sebebini?

Çünkü Anadolu’daki çok sevdiğim bir laftan dolayı anan mutlaka anandır baban belki babandır doğru değil mi anne garanti” beyanım peygamberimiz Hz Muhammed’in söylediği gibi de “cennet anaların ayakları altındadır.” Beni buradaki ifadem ülkemin kadınını yüceltmek için kullanılmıştır.

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.

Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.

http,s://halktvcomtr/siyaset/mujdat-gezene-sorusturma-sebebi-yok-artik-dedirtti-964708h

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

Olcay Uyar: İşte Milli Savunma Projelerimiz artmış.

Bunun nedeni de iktidar sahibi AKP imiş.

İnceleyelim:

1.Milli Savunma Projelerimizin artmasının asıl nedeni, TSK'yi Güçlendirme Vakfı Kuruluşları;

Aselsan (1975) TUSAŞ/TAI/TEI (1984), Roketsan, Havelsan, İşbir, Aspilsan Enerji'dir.

Bunlar kurulduğunda daha AKP, ılımlı İslam projesi olarak kurucu babası ABD'nin yumurtalarında portakal çiçeği idi.

2.Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, her biri savunma sanayimizde önemli alanlarda faaliyet gösteren 6 Bağlı Ortaklığı ile 9 İştiraki olmak üzere toplam 15 şirkette doğrudan pay sahibidir.

VBO’nun yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirdiği şirket kuruluşları, satın alımları ve ortaklıklar yoluyla dolaylı olarak pay sahipliği bulunan şirket sayısı her geçen gün artmaktadır.

3.Buralarda çalışanlar ve milli projelerimizi gerçekleştirenler genelde Ankara Çankaya bölgesinde oturmaktadır.

Çankaya bölgesinden AKP hiç bir zaman oy başarısı elde edememiştir.

Yani bunları yapan Mühendis Çocuklar genel olarak AKP'li vs.

değildir.

4.İlk İHA/SİHA/Dron gibi ilk insansız hava vasıtalarını TAI üretmiştir.

Elinde hazırı olmasına ve TSKGV kuruluşu olmasına rağmen İHA projesine başına atadıkları siyasi genel müdür sayesinde, TAI'nin İHA/SİHA Genel Müdür Yardımcılığı sokulmamış, Devlet destekli ihale tek firma dünürün/damadın ÖZEL şirketi Bayraktar'a Savunma Sanayi İcra Komitesi'nce verilmiştir.

SSİK'in başında da AKP Başkanı vardır.

Devlet kuruluşunda hazırı ve altyapısı varken verilmeme, buna mukabil tek firma olarak Özel Şirkete verilme Kararı ısmarlama siyasidir.

Bu karara rağmen söz konusu Genel Müdür Yardımcılığı, desteksiz olarak ANKA, AKSUNGUR, Elektronik Harp'e de uygun Süper Şimşek üretim ve geliştirilmesine devam etmiştir.

5.Bir dönem FETÖ ile iş birliği yapan AKP, bu milli projeleri esas yazan ve realize eden bir askeri nesli ve kazanımları Fetö Kumpas davalarında yok etmiştir.

6.Milli Gemi (MİLGEM) Projesinin öz babası dönemin Kuvvet Komutanı Oramiral Özden ÖRNEK bile PKK gizli tanıklığında Genelkurmay Başkanı ile birlikte içeri atılmıştır.

7.Diğer milli projelerimiz gibi TCG ANADOLU Havuzlu Çıkarma Gemisini yazarak Genel Kurmay'da onaylatan benim.

Sadece milliyim.

Hiç bir partiye üyeliğim de yok.

Şimdi ben AKP'li miyim?

Onaylayan Orgeneral Ergin SAYGUN, tıpkı Özden Amiral gibi kumpas davalarında hapse atılanlardandır.

Şimdi çıkmışlar yandaş basın ile bunu biz yaptık demezler mi?

Biz milli proje derken, sırf Koç'lar yapmasın diye Altay tankı gibi bu projede firma değişikliği yapılmış ve İspanya/Navantia Tersanesi ile ortak üretim haline dönüştürülmüştür.

İspanya'nın kendi gemisinde motor tahrik sorunları vardır.

8.Bunun üzerine helikopterler düşünülerek yazılan projede, F35'te de dikey kalkanlar istemediklerinden, aaaa bu büyük, hadi Uçak Gemisi diye seçim için liman liman dolandıralım olarak kullanılmıştır.

Uçak da olmayınca, hadi üzerine İHA koyalım ve buna İHA Uçak Gemisi diyelim dediler.

Bu ülkenin İHA/SİHA'ları yurdun her havalimanından kalkar.

Deprem olmuşken İskenderun'larda olacağına Sirkeci, İzmir vs.

Seçim Gemisi yapılmıştır.

Sanki AKP'liler yazdı, yaptı.

Bu böyle gidiyor.

TSK Milletin olup, bir partinin değildir.

Vergiler ise Yüce Türk Milletinden sağlanmaktadır, bazı siyasilerin cebinden hiç değil.

Uyursan ölürsün, memleket ölür…

🇹🇷     ↑↑↑    ↓↓↓

— — — — — —

~~~



Free Hit Counters

HTML hit counter \- Quick\-counter\.net



visitors by country counter
flag counter