=======================
Adnan Bilaç
https:// x.com/i/status/1928275168042045671
=======================
İtalyan şarkıcı Adriano Celentano tarafından bestelenen ve Celentano ile eşi Claudia Mori tarafından seslendirilen bir şarkıdır.
Şarkı 3 Kasım 1972’de single olarak yayınlandı.
Şarkının hem adı hem de sözleri anlamsızdır ancak kulağa Amerikan İngilizcesi gibi gelmesi amaçlanmıştır.
Şarkı birçok Avrupa ülkesinde müzik listesine girdi ve İtalya’da müzik listelerinde haftalarca kaldı.
1992’de iki remiks içeren bir LP ve CD sürümü yayınlandı: Molella Remix ve Mario Fargetta Remix.
Italian singer Adriano Celentano released a song in the 70’s with complete nonsense lyrics meant to mimic American English, to prove Italians would love any English song.
It was a big hit! Enjoy the beautiful madness.
Language/ Dili: Gibberish(Uydurukça) (inspired by American English)
Prisencolinensinainciusol
In de col men seivuan
prisencolinensinainciusol ol rait
Uis de seim cius men
op de seim ol uat men
in de colobos dai
Trr...
Ciak is e maind beghin de col
bebi stei ye push yo oh
Uis de seim cius men
in de colobos dai
Not is de seim laikiu
de promisdin iu nau
in trabol lovgiai ciu gen
in do camo not cius no bai
for lov so op op giast
cam lau ue cam lov ai
Oping tu stei laik cius
go mo men
iu bicos tue men cold
dobrei gorls
Oh sandei...
Ai ai smai sesler
eni els so co uil piso ai
in de col men seivuan
Prisencolinensinainciusol ol rait
Uei ai sint no ai
giv de sint laik de cius
nobodi oh gud taim lev feis go
Uis de seim et seim cius
go no ben let de cius
end kai for not de gai giast stei
Ai ai smai senflecs
eni go for doing peso ai
In de col mein seivuan
prisencolinensinainciusol ol rait
lu nei si not sicidor
ah es la bebi la dai big iour
Ai ai smai senflecs
eni go for doin peso ai
In de col mein saivuan
prisencolinensinainciusol ol rait
lu nei si not sicodor
ah es la bebi la dai big iour
https:// www.youtube.com/watch?v=_Z0qkQ3kzrQ
https:// www.youtube.com/watch?v=tnuP8PquARA
https:// www.youtube.com/watch?v=MT54ElB9EMU
https:// www.youtube.com/watch?v=Y5up86JJD5s
=======================
21-11-2013
Bu topraklarda tarihi yazan kaypaklıktır...
*
27 Mayıs...
Milyonlarca seçmeni, bir ordu aydını, bir sürü medyası vardı...
Menderes asılırken kimse başını kaldırıp“Niye asıyorsunuz?”demedi...
Tam yarım asır sonra hesabını sormaya kalktılar...
Utanmadan...
*
12 Eylül...
Herkes“Evrenci”olmuştu...
Kenan Evren’e tam üç bin; plaket, ödül, takdirname, teşekkür, berat, madalya, nişan verildi...Koyacak yer bulamadı, kayığa yükleyip gizlice denize attı...
Caddelere, meydanlara, okullara adını verdiler.
“Kuş resmi”yaptı, görgüsüz 50 milyon bastırıp“Gemi resmi”diye satın aldı, astı...
33 sene sonra...
Hasta ve 90 yaşına dayanmış Evren için“Mahkemeye kafes içinde getirilip hesabı sorulsun”diye bağırıyorlar...
*
Atatürk’e dil uzatmak kimin haddineydi?..
Ama Atatürk ile İnönü için“Ayyaş”deyince...
Alkışladılar...
*
İşte...
Ahmet Kaya hadisesi...
Sanat dünyasının kaypaklığı daha iyi nasıl anlatılır?..
13 yıl sonra başladılar ağlamaya...
Başbakan“Ah Ahmet Kaya ah, burada olsaydı ah”deyince...
13 sene gözyaşını nasıl tuttun yalaka?..
*
Ve resim ortaya çıktı ki...
Ahmet Kaya’yı çatal bıçak kovalayanlar, şimdi imamın“Kürt açılımını”destekleyenler...
Bir de o gece çıkıp Onuncu Yıl Marşı’nı okumuşlar...
İyi mi?..
*
Geninde var koçum...
Döneksin...
Kaypak...
*
Yarın bu iktidar biraz sallansın, göreceksiniz...
Çevrelerindeki binlerce yanaşma aydın, sanatçı, medya, patron...
Eğer“İrtica tehlikesi atlattık”diye fırlamazlarsa namerdim...
*
Bu nedenle işte...
Korkma...
Bir anda her şey değişir...
Ben bu kaypaklara güvenirim...
https:// www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/bekir-coskun/ben-bu- kaypaklara-guvenirim-11633
~Bekir Coşkun~
=======================
bilgi@t24.com.tr
31-Mayıs-2025
Son gelişmeler, II. Abdülhamit dönemindeki stratejik ikilemleri hatırlatmaktadır. Abdülhamit’in izlediği denge siyaseti, İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya arasında manevra alanı kazanmayı hedefliyordu. Ancak bu strateji zamanla, hiçbir gücün tam güvenini kazanamayan bir Osmanlı’yı doğurdu. Sonuç; içeride istibdat rejiminin toplumsal muhalefeti tetiklemesi, dışarıda ise hızlanan toprak ve itibar kayıpları oldu
Ortaçağ Latince’sinde kullanılan“vasal”sözcüğü,“daha güçlü bir devletin koruması altına girme, ona bağımlı olma durumu”nu anlatan bir siyaset terimidir. Bu ilişki, tarihin hemen hemen her döneminde güçlü devletlerin başvurdukları bir yoldur. Osmanlı’da da, Roma’da da bunu görürüz. Günümüzde de bu gerçeği yaşamaktayız. Koruma altına alınan devletlerin (vasal) yöneticilerini bağlı ya da bağımlı kılmak emperyal güçler açısından çok daha avantajlıdır. Dolayısıyla bugün vasallık, yalnızca askerî ya da siyasî bir bağımlılığı değil; karar mekanizmalarının da dışarıya bağlandığı bir yapıyı tanımlar.
Bu politikalarıyla güçlü devletler vasal devletlerin iç sorunlarıyla uğraşmayı büyük ölçüde göz ardı eder, kendi ülkelerinin çıkarlarına koşulsuz hizmet eden bir bağımlı yapı oluştururlar. Buna dolaylı egemenlik kurma da diyebiliriz.
*
Suriye’de ve Suriye merkezli Orta Doğu’daki gelişmeler, Gazze’de yaşanan yıkım ve kıyım, Trump’ın İsrail’e neredeyse koşulsuz desteği, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma sürecine girmesi, İran ve körfez ülkelerinde yaşananlar, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan’ın KKTC’yi tanımazken Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne büyükelçi ataması, doğal olarak Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir.
Bu gelişmeleri Türkiye için“hayatî önemdeki gelişmeler”olarak tanımlayabiliriz. Türkiye için bir“bekâ meselesi”de diyebiliriz. Ancak özellikle de dış politikada sorunlar tarihsel ve coğrafî bir derinlik içinde ele alınmazsa sağlıklı ve kalıcı çözümler üretemezsiniz.
*
Türkiye, özellikle Trump’ın yeniden seçilmesiyle birlikte giderek artan biçimde ABD ile stratejik yakınlık kurma arayışına girdi. Suriye’de yaşanan gelişmelerle birlikte Orta Doğu’da adeta ABD’nin vekil aktörü gibi davranmaya başladı. Trump’ın“Suriye’nin anahtarı Erdoğan’da”söylemi Erdoğan’ın vekil aktör konumunu güçlendiriyor. Açıkça söylemek gerekirse Türkiye, Erdoğan iktidarıyla birlikte bu vasallık zincirinin giderek daha görünür bir halkası hâline gelmektedir.
*
Erdoğan’ın, İsrail ile çatışıyor gibi görünmekle beraber, sonuçta ABD’nin çizdiği çerçevenin dışına hiç çıkmadığını hepimiz biliyoruz. Amerikalı Rahip Brunson için söylediği,"Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi (Rahip Brunson) alamazsınız"cümlesi ve sonrası hepimizin belleklerinde. Benzer durum“Mavi Marmara”olayında da yaşanmış; Türkiye’de esip gürleyen Erdoğan, sonuçta Amerika’nın isteğine boyun eğmişti. Erdoğan, Türkiye’de İsrail karşıtlığını domine eden ve bundan beslenen ama arka planda ABD’nin isteği üzerine İsrail’in her talebini karşılayan bir aktör olduğu da unutulmamalıdır.
Türkiye’deki beklentilerini Erdoğan üzerinden karşılayan Trump, ayrıca İsrail ile Suriye yönetiminin yakınlaşmasını da sağlıyor. Yeni Suriye yönetiminin topraklarını işgal eden İsrail’e sıcak mesajlar vermesinin ABD’nin yönlendirmesiyle olduğunu da hepimiz biliyoruz.
Tüm bu ilişkilerde söz sahibi olanların ya da karar vericilerin İsmet İnönü’nün şu sözlerini asla ve asla unutmamalı:“Büyük devletlerle ilişki kurmak, ayı ile yatağa girmeye benzer. Uyurken bile gözün açık olacak.”
*
Türkiye’nin, İsrail ile önce örtülü, daha sonra Azerbaycan’da resmen görüşmesi (10-Nisan-2025), ABD’nin bölgede alacağı kararların kısa sürede yaşama geçmesini sağlayacak gibi görünüyor. SDG/YPG’nin ABD tarafından meşrulaştırılması bunun tipik bir örneğidir. Ancak Türkiye’nin Suriye içinde özerk yapıların oluşmaması konusundaki duyarlılığı umarım sorunsuz karşılanır.
Trump Gazze için de“Gazze’deki Filistinliler çevre ülkelere yerleşsin bölgeyi devralıp Orta Doğu’nun Riviera’sı olarak yeniden biz inşa edelim”demişti. Ardından yaptığı açıklamalarda Filistinlilerin Gazze’ye dönüş haklarının olmayacağını söylemişti. Erdoğan medyasının hemen Gazze’deki Filistinlilerin başka bir coğrafyaya taşımasını“hicret”kavramıyla anlatması, tabanını bugünden yönlendirmeye çalışması Erdoğan’dan bağımsız düşünülemez. Ancak bu yönelimin, Avrupa Birliği nezdinde ciddi bir rahatsızlık ve güvensizlik yarattığı da gözden uzak tutulmamalıdır.
*
Bu gelişmeler, daha geniş bir tarihsel ve yapısal çerçevede değerlendirildiğinde, II. Abdülhamit dönemindeki stratejik ikilemleri hatırlatmaktadır. Abdülhamit’in izlediği denge siyaseti, İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya arasında manevra alanı kazanmayı hedefliyordu. Ancak bu strateji zamanla, hiçbir gücün tam güvenini kazanamayan bir Osmanlı’yı doğurdu. Sonuç; içeride istibdat rejiminin toplumsal muhalefeti tetiklemesi, dışarıda ise hızlanan toprak ve itibar kayıpları oldu.
Benzer bir şekilde, Erdoğan yönetimi de son yıllarda ABD, Rusya, AB ve Çin gibi güçler arasında denge kurma iddiasıyla hareket etti. Ancak bu çok yönlü sözde dış politika, zamanla hem Batı’nın hem de Doğu’nun gözünde"tutarsız","öngörülemez"ve"ikili oynayan"bir aktör algısına yol açtı.
Bu bağlamda, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile planlanan görüşmesini iptal etmesi sadece sembolik bir diplomatik tepki değil, aynı zamanda Avrupa içindeki stratejik kırılmanın ve Türkiye’ye duyulan güvensizliğin açık bir göstergesidir.
Sonuç olarak Türkiye, bugün Batı tarafından bir yandan pragmatik nedenlerle iş birliği yapılan bölgesel bir vekil aktör olarak kullanılmakta; öte yandan ise stratejik özerklik arayışları, kurumsal zayıflık ve iç siyasî eğilimler nedeniyle sistematik olarak dışlanmaktadır. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Erdoğan’a göçmenler dolayısıyla teşekkürü, aslında Türkiye için utanılacak bir durum. Para uğruna Türkiye bir sığınmacı deposuna dönüştürülürken, KKTC için Avrupa’nın verdiği sözlerin tutulmaması hiç gündeme dahi getirilmemektedir.
Üzülerek ifade edelim ki, tıpkı Abdülhamit döneminde olduğu gibi bu tutarsız sözde çok yönlü dış politika, kısa vadede taktiksel manevra alanı sağlasa da uzun vadede Türkiye’yi kararsız, öngörülemez ve güvenilmez bir aktör konumuna sürüklemiştir.
*
ABD, ülke dışındaki askerî güçlerini çekmekte; hegemonyasını, küresel etkisini doğrudan kendi askerî gücü ile değil, bölgesel ortaklıklar ve vekil güçler aracılığıyla sürdürmek istemektedir.
Özetlersek; ABD bugün, doğrudan savaşmak yerine:
►Irak’ta Kürt bölgesini - vasal yapı,
►Suriye’de SDG/YPG’yi - askerî taşeron,
►Körfez’de emirlikleri - patronaj sistemi bağlıları,
►İsrail’i - ileri garnizon,
►Ve Türkiye’yi de - sınır vasalı olarak konumlandırmak istemektedir.
Amaç açıktır:
►Doğrudan değil, dolaylı egemenlik kurmak,
►Sadakat esasına dayalı taşeron yapılar üzerinden bölgeyi yönetmek,
►Karar mekanizmalarını merkeze (Washington’a) bağlarken halklara sadece egemenlik görüntüsü bırakmaktır.
Türkiye özelinde bu süreç sadece stratejik değil, tarihî bir kırılmaya da yol açabilir… Oysa Türkiye; tarihi, ordusu ve kültürüyle Orta Doğu’nun en güçlü devletidir. Ve Türkiye yeri geldiğinde emperyal güçlere karşı“… yeni şartlarda yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur” diyebilen bir ülkedir. (İsmet İnönü - Cumhuriyet -17- Nisan-1964)
Kemal Kılıçdaroğlu - CHP 7. Genel Başkanı
https:// t24.com.tr/yazarlar/kemal-kilicdaroglu/vasalliga-dogru- mu,50139
=======================
Daha önce, Kur’an’daki kafiyelerin nasıl kelime sonlarından harf atılarak ya da fazladan harf eklenerek uydurulduğunu anlatmıştım.
Şimdi bir adım daha ileri gidiyoruz:
Anlamı feda ederek, kelimenin tümünü değiştirerek yapılan sahte kafiyeler.
Evet, yanlış okumuyorsun.
Kur’an’da, sadece harf değil, anlam bütünlüğü bile kafiyeye kurban edilmiş.
“(Ey İsrail Oğulları!) Ne zaman size bir peygamber hoşunuza gitmeyecek şeyler getirdiyse, büyüklük tasladınız. Onların bir kısmını YALANLADINIZ, bir kısmını ÖLDÜRÜYORSUNUZ.”(Bakara 87)
Burada anlatılan, geçmişte yaşanmış olaylar.
Doğru bir zaman uyumu için şöyle denmesi gerekir:
“Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını ÖLDÜRDÜNÜZ.”
Ama Kur’an şöyle diyor:
“Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını öldürüyorsunuz.”
Kafiye uysun diye geçmiş zaman fiili, şimdiki zamana çevrilmiş.
Neden?
Çünkü“öldürdünüz”anlamına gelen"kateltüm"fiili, o surenin kafiyesine (teşhedûn, te’melûn, yubsirûn, yu’minûn) uymuyor.
Bunun yerine, tektulûn (öldürüyorsunuz) fiili seçilmiş.
Yani kafiye uysun diye geçmiş zaman anlatımı bozulmuş, anlam çarpıtılmış.
“Allah katında İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona ‘Ol’dedi ve o da olur.”(Ali İmran 59)
Burada da doğru zaman uyumu şöyle olmalıydı:
“Yarattı, ‘Ol’ dedi ve OLDU.”
Ama Kur’an şöyle diyor:
“Yarattı, ‘Ol’ dedi ve OLUR.”
Neden?
Çünkü“oldu”anlamındaki"kâne"fiili, surenin kafiyesine (nâsirîn, zâlimîn, hakîm, yekûn, mümterîn) uymuyor.
Bu yüzden“olur”anlamındaki"yekûn"fiili kullanılmış.
Yine kafiye uğruna anlam kurban edilmiş.
Şimdi dürüstçe soralım:
Kafiye uydurmak adına, zaman kiplerini bozan, anlam kaymaları yaratan bir metin,
Gerçekten“eşi benzeri yapılamaz bir edebi mucize”olabilir mi?
Sonsuz ilim ve kudret sahibi bir Yaratıcı, gerçekten bu kadar yüzeysel edebi kaygılara takılır mı?
Ben şahsen, böyle bir metnin ilahi değil, insan eliyle yazılmış olduğuna inanıyorum.
Ve dürüst olan herkesin de aynı soruları sorması gerektiğini düşünüyorum.
=======================
“Baskılar ne olursa olsun, insanlar Gazze’ye ve Filistin halkının direnişine destek vermeye devam edecek.
Gazze’ye destek veren her girişim, uzun vadede olumlu sonuçlar doğuracaktır.”
=======================
http:// sizce.biz/VideoDepo/IMG_4392.MP4
=======================
http:// sizce.biz/VideoDepo/IMG_4393.MP4
=======================
Çok sayıda yaralı olduğu aktarılıyor.
http:// sizce.biz/VideoDepo/IMG_4394.MP4
=======================
http:// sizce.biz/VideoDepo/aJ_ry8w4kQDkAgTg.mp4
=======================
Bugün Rus topraklarında sadece askerî hedeflere yönelik eşsiz bir operasyon gerçekleştirdik. Hazırlığı 1.5 yıl sürdü, her detay kusursuzdu.
117 drone kullanıldı, 34% oranında stratejik füze taşıyıcılarını vurduk.
Operasyon, Rusya’nın FSB karargâhının hemen yanından yönetildi. Oradaki personellerimiz tahliye edildi, güvendeler.
Bu operasyonla Rusya 40’tan fazla hava aracı kaybetti. Operasyonun işe yaradığını görmek tatmin edici. Devam edeceğiz.
Rusya büyük çaplı saldırılar hazırlıyor. Geçen gece 500’e yakın İHA kullandılar. Halkımıza sirenleri ciddiye alma çağrısı yapıyorum.
Biz bu savaşı istemedik. 11 Mart’tan beri ABD aracılığıyla tam ve koşulsuz ateşkes öneriyoruz. Rusya ise savaşı sürdürmeyi tercih etti.
Bugün bakanlarımızla İstanbul’daki barış görüşmeleri öncesinde toplantı yaptık. Barış için mantıklı ve adil bir teklif sunduk.
Ancak Rusya bugüne dek kendi belgesini kimseyle paylaşmadı. Her şeye rağmen barış için çabalamaya devam edeceğiz.
=======================
(Belediye işçilerinin grev yapması) Belediyenin daha fazla ücret ödeyebileceğine dair kanaatiniz varsa, grev yapmaya devam edin.
=======================
21-11-2013
Bu topraklarda tarihi yazan kaypaklıktır...
*
27 Mayıs...
Milyonlarca seçmeni, bir ordu aydını, bir sürü medyası vardı...
Menderes asılırken kimse başını kaldırıp“Niye asıyorsunuz?”demedi...
Tam yarım asır sonra hesabını sormaya kalktılar...
Utanmadan...
*
12 Eylül...
Herkes“Evrenci”olmuştu...
Kenan Evren’e tam üç bin; plaket, ödül, takdirname, teşekkür, berat, madalya, nişan verildi...Koyacak yer bulamadı, kayığa yükleyip gizlice denize attı...
Caddelere, meydanlara, okullara adını verdiler.
“Kuş resmi”yaptı, görgüsüz 50 milyon bastırıp“Gemi resmi”diye satın aldı, astı...
33 sene sonra...
Hasta ve 90 yaşına dayanmış Evren için“Mahkemeye kafes içinde getirilip hesabısorulsun”diye bağırıyorlar...
*
Atatürk’e dil uzatmak kimin haddineydi?..
Ama Atatürk ile İnönü için“Ayyaş”deyince...
Alkışladılar...
*
İşte...
Ahmet Kaya hadisesi...
Sanat dünyasının kaypaklığı daha iyi nasıl anlatılır?..
13 yıl sonra başladılar ağlamaya...
Başbakan“Ah Ahmet Kaya ah, buradaolsaydı ah”deyince...
13 sene gözyaşını nasıl tuttun yalaka?..
*
Ve resim ortaya çıktı ki...
Ahmet Kaya’yı çatal bıçak kovalayanlar, şimdi imamın“Kürt açılımını”destekleyenler...
Bir de o gece çıkıp Onuncu Yıl Marşı’nı okumuşlar...
İyi mi?..
*
Geninde var koçum...
Döneksin...
Kaypak...
*
Yarın bu iktidar biraz sallansın, göreceksiniz...
Çevrelerindeki binlerce yanaşma aydın, sanatçı, medya, patron...
Eğer“İrtica tehlikesiatlattık”diye fırlamazlarsa namerdim...
*
Bu nedenle işte...
Korkma...
Bir anda her şey değişir...
Ben bu kaypaklara güvenirim...
https:// www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ bekir-coskun/ben-bu-kaypaklara- guvenirim-11633
=======================
=======================
⚫“MHP’li Kırklareli Belediyesi’nde sizin sendikanızın imzaladığı sözleşme ile işçiler bu sene sıfır zam aldı.
⚫Burada niye grev, eylem yapmadınız?”
İzmir’de Cemil Tugay ile tartışan sendika yöneticisinin eşi dahil 58 akrabasının belediye çalışanı olduğu ortaya çıktı.
=======================
=======================
Mağdur
•Kemal Kılıçdaroğlu
Siyasi yasak talep edilen şüpheliler
•Ekrem İmamoğlu
•Cemil Tugay
•Özgür Çelik
•Rıza Akpolat
Şikayetçi
•CHP'nin eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş
=======================
MHP’nin bayramlaşacağı partiler:
•AK Parti
•DEM Parti
•Saadet Partisi
•DEVA Partisi
•Gelecek Partisi
=======================
Uluslararası medyada yer alan haber ve iddialara göre, Kayseri 2’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü (ABFM) bakım personeli uçakları teslim almadan önce C-130J tip sertifikası almak üzere İngiltere’deki Marshall Aerospace’de eğitim alıyor.
Ayrıca Kayseri’de 2 yeni hangarın inşasına da önümüzdeki haftalarda başlanacak.
Medyaya göre, Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri (RAF) hizmetinden alınan 13’ü uzun gövdeli C-130J-30 (C4), biri ise standart C-130J (C5) olmak üzere toplam 14 adet ihtiyaç fazlası Lockheed Martin C-130J Super Hercules nakliye uçağından 12 adedi Türkiye tarafından yaklaşık 740 milyon USD bedel ile satın alınacak.
Türkiye’ye teslimatların 2025 sonu veya 2026 başında gerçekleşmesi bekleniyor.
=======================
“Sürekli ‘Hutbelerde Mustafa Kemal’den neden bahsedilmiyor’diye soruyorlar.
Bence de hutbelerde Mustafa Kemal’le ilgili tüm gerçekler açık ve net bir şekilde anlatılabilmelidir.”
=======================
=======================
=======================
“Malta’da İsrail tarafından vurulan ve ciddi hasar alan yardım gemimizi onarmak için römorklarla İzmir-Aliağa limanına getirttik.
Ancak Ulaştırma Bakanlığı ve Liman Başkanlığı geminin limana yanaşmasına müsade etmiyor.”
=======================
Filistinli bir çocuk, dağıtım esnasında yere dökülen yemekleri toplarken görüntülendi.
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-35-09.mp4
=======================
▪SSB Başkanı Haluk Görgün ve Finlandiya Savunma Bakanlığı yetkilisi Olli Ruutu’nun imzaladığı anlaşma, NATO müttefikliği çerçevesinde ortak üretim ve teknoloji paylaşımını hedefliyor.
=======================
Güney Kıbrıs medyasına göre Türkiye, KKTC'ye yeni nesil FIRTINA obüsleri sevk etti.
Gönyeli’de Rum tarafını izleyen Fırtına obüsü sayısı 18’e çıkartıldı.
KKTC'de 18 adet de T-122 Sakarya ÇNRA bulunuyor.
Adadaki 105mm’den 203mm’ye kadar çeşitli çaplarda toplam topçu silahı sayısı 294’e ulaştı.
=======================
İşgalcilerin Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Nura El-Kâbi Böbrek Diyaliz Merkezi’ni bombalaması, tıp sektörüne karşı işlenen sistematik bir suçtur.
On binlerce hasta kadın, çocuk ve yaşlı, tıbbi bakıma veya kronik hastalıklara yönelik merkezlere erişemiyor.
İşgal hükümetinin tüm uluslararası hukuk ve sözleşmeleri vahşice ihlalleri, Amerikan siyasi ve askeri örtüsü altında gerçekleştiriliyor.
=======================
Sabah uyandığımızda şeriat gelir mi korkusu ile yaşıyoruz.
http://sizce.biz/ VideoDepo/ bw97cBdwYRbPh9TF.mp4
=======================
"ABD, Suriye’den 500 askerini çekti; son haftalarda iki askeri üs tamamen kapatıldı."
=======================
(Onlar TV)
=======================
"Adının geçtiği onlarca Amerikan belgesi WikiLeaks’te duruyor. Hanımefendinin ABD’li diplomatik misyon görevlileriyle temasları gazetecilik faaliyetlerinin çok ötesinde.
Zekeriya Öz’ün tanıkları arasında yer almış. CHP milletvekilleri de dahil birçok masum insanın hapis yattığı Ergenekon mahkemelerinde tanıklık yapan bir kişi."
=======================
#AliİsmailKorkmaz
http://sizce.biz/ VideoDepo/ IMG_3955.MP4
=======================
Seçilmiş belediye başkanlarının gözaltına alındığı anlara ilişkin görüntülerin, Emniyet tarafından özel olarak çekilip A.A.'ya servis edildiği ortaya çıktı.
Görüntülerde özellikle sağdaki polisin davranışları dikkat çekiyor.
http://sizce.biz/ VideoDepo/ IMG_9400.MP4
=======================
"Suç işlemediğim için etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiyorum."
=======================
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-49-19.mp4
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-49-37.mp4
=======================
http://sizce.biz/ VideoDepo/ IMG_4392.MP4
=======================
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ WhatsApp Video 2025-06-02 at 15.27.25.mp4
=======================
=======================
46 milyon lira para dağıtıp Kılıçdaroğlu’nun annesine küfrettiriyorlar.
600 kişi, her birinde 3-4 hesap... Ailemize, eşimize, çocuğumuza tecavüz çağrıları yapıyorlar."
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-56-35.mp4
=======================
⚫Asgari ücretin 22 bin lira olduğu bir ülkede hükümeti protesto etmeyip de 71 bin lira teklif eden belediyeyi protesto etmek enteresan.
⚫CHP'li belediyelere kayyum atanabilmesi için pusu kurulmuş bir ortamda kimin yararına?"
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-57-35.mp4
=======================
⚫“Adam apaçık işçinin sırtından AKP’ye oy devşirmek istiyor.
⚫Sarı sendikacı, beni iyi dinle. Sen İzmirli falan değilsin. Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’e dolduruldunuz.”
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-58-07.mp4
=======================
⚫Süleyman Soylu,‘Murat Karayılan’ı 1000 parçaya bölmezsek yüzümüze tükürün’demişti.
⚫Olur. Hükümet talimatıdır. Yüzünüze tükürürüz.”
=======================
⚫Kemal Kılıçdaroğlu’mağdur’sıfatıyla yer alıyor, halbuki kendisi gidip ifade vermedi.
⚫Kişi’ben mağdurum’demedikçe nasıl olur da onun adına karar verirsiniz?
⚫İktidar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu davaya müdahil olmasını istiyor."
=======================
⚫"İHA, İmamoğlu’nun araçları olduğu iddiasıyla bir görüntü servis etti. Ancak araçlar MHP’li Levent Uysal ve eşine ait çıktı.
⚫Yalan haberler dururken, bu araçların Uysal’a ait olduğuna dair haberlere erişim engeli geldi."
http:// sizce.biz/ VideoDepo/ video_2025-06-03_15-59-53.mp4
=======================
Teröristlerin, ailelerinin ve destekçilerinin vizelerini iptal edeceğiz; hepsini sınır dışı edeceğiz.
=======================
=======================
Yılda 250 Bayraktar TB2 ve 50 Akıncı SİHA üretiyoruz.
Baykar dünyanın en büyük İHA üretim merkezi konumunda.
=======================
"Arkadaşlarımızın özgürlüğünü gidip de bizim Pedro Sanchez’den istememizi istiyor.
Neden?
Çünkü Türkiye’de kimin hapse gireceğine’dünya liderimiz’, kimin hapisten çıkacağına dünyanın diğer liderleri karar veriyor."
http://sizce.biz/ VideoDepo/ IMG_9447.MP4
=======================