- - - - - - -
X'te@ÇÖLDE KUTUP AYISI (@coldekutupaysi) totosundan uydurmuş.

Yaşar Gören den bir daha GÖRÜLMEMİŞ İHANET.

İNGİLİZ ORDUSU MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİNİ TÖRENLE KARŞILADI.

İSTANBUL'DA İNGİLİZ-TÜRK ORTAK İŞGALİ BAŞLADI.

Fotoğraflar: Solda- Refet Paşa, İngiliz İşgal Kuvvetleri komutanı General Harington'la beraber.

Ortada- Mustafa Kemal, Refet'e, Vahideddin'in defterini dürme talimatı verirken ve Sağda- Türk askerlerini İstanbul'a getiren Gülnihal Vapuru, Kabataş'a yanaşırken... (Bu resim orijinalde de yok)

19-10-1922.

104 yıl önce bugün.

Büyük ihanet, çok büyük ihanet, çok çok büyük bir ihanet.

1919 yılında saltanatı ve hilafeti kurtarma yemini ederek yola çıkan Mustafa Kemal, tam tersini yaptı, Mudanya’da İngilizlerle anlaştı.

Hem de ne anlaşma.

Bir de Vahideddin'e İngilizci derler...

Ahlaksızlar...

Tarihçi kılığına girmiş Kemalist soytarılar bu ortak işgal dönemini hiç anlatmazlar.

Kemalist Meclis Ordusu ile işgalci İngiliz Ordusu'nun bir yıl süren ortaklık dönemi için, yarım ağız “Refet Paşa, İstanbul'a Ankara Hükümeti adına yönetimi devralmak için geldi” diye anlatan da vardır.

Ne yönetimi?

13-11-1918 tarihinde başlayan İstanbul'daki İngiliz işgali Refet Paşa'nın İstanbul'a geldiği 19-11-1922'de sona ermemiştir.

Ortak işgal 03-10-1923'e kadar 11 ay 16 gün daha devam etmiştir.

İngilizler, İstanbul'dan Lozan Anlaşması imzalandıktan sonra çıkmış, ancak işgal gene sona ermemiştir.

 

- - - - - - -

Hayır, bu metin doğru değil. Tarihî olayları çarpıtıyor, bağlamından koparıyor ve “ortak işgal / ihanet” gibi abartılı, ideolojik bir anlatıya dönüştürüyor. Olayların ana hatları gerçek, yorum ve sonuç kısmı ise yanlıştır.

Doğru olan kısımlar

— 19-10-1922: Refet Paşa (Refet Bele), Mudanya Ateşkes Antlaşması (11-10-1922) sonrası TBMM Hükümeti adına Doğu Trakya’yı teslim almak ve İstanbul’da Ankara’yı temsil etmek üzere Gülnihal Vapuru ile Kabataş’a geldi. Halk tarafından büyük coşkuyla karşılandı.[](<https:// atamdergi.gov.tr/ozet/763/eng&gt;)

— Refet Paşa, İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Charles Harington ve diğer İtilaf temsilcileriyle görüşmeler yaptı. Fotoğraflarda birlikte görünmeleri mümkündür; bu, resmi temasların parçasıdır.

— İstanbul’daki İtilaf (başta İngiliz) askerî varlığı 19-10-1922’de bitmedi. Mudanya’ya göre barış antlaşmasına kadar belirli bölgelerde kalacaklardı. Lozan Antlaşması (24-07-1923) ve tahliye protokolü sonrası son birlikler 2-04-10-1923’te ayrıldı; Türk birlikleri 06-10-1923’te resmen girdi. Yani yaklaşık 11 ay daha “işgal” fiilen sürdü (yönetim yetkisi ise kademeli olarak Ankara’ya geçiyordu).[](<https:// tr.wikipedia.org/wiki/ %C4%B0stanbul%27un_%C4%B0%C5%9Fgali&gt;)

Yanlış / çarpıtılmış kısımlar

— “İngiliz ordusu Mustafa Kemal’in askerlerini törenle karşıladı” ve “İngiliz-Türk ortak işgali”: Karşılama halkın ve Ankara temsilcisinin coşkulu kabulüdür. İngilizler gönülsüz izin verdiler; halk gösterileri ve siyasi baskı nedeniyle. Bu, ortak işgal değil, ateşkes sonrası geçiş sürecidir. Refet Paşa, İstanbul’daki Osmanlı (İstanbul) hükümetinin yetkilerini geçersiz saydı, Ankara otoritesini tesis etmeye çalıştı. Harington’un anılarında bile Refet’in gelişinin İngilizler için “huzursuzluk” yarattığı belirtilir. Gerginlikler yaşandı, notalar teati edildi.

— “Mudanya’da İngilizlerle anlaştı… Vahideddin’e İngilizci derler”: Mudanya, Türk zaferi (Büyük Taarruz) sonrası imzalanan ateşkestir. Doğu Trakya savaşsız geri alındı, İstanbul’un yönetimi Ankara’ya bırakılma yönünde adım atıldı. Vahideddin (VI. Mehmet) 17-11-1922’de İngiliz gemisiyle kaçtı; TBMM saltanatı kaldırmıştı. Bu, “ihanet” değil, Milli Mücadele’nin sonucu.

— Mustafa Kemal’in “saltanat ve hilafeti kurtarma yemini” ile “tam tersini yaptı” iddiası: Samsun’a çıkış ve Erzurum/Sivas kongreleri süreci bağımsızlık ve Misak-ı Milli odaklıdır. Saltanat 01-11-1922’de, hilafet 03-03-1924’te kaldırıldı. Bu, “ihanet” değil, yeni devlet inşasıdır.

— “Kemalist tarihçiler anlatmaz”: Anlatılır. Resmi ve akademik kaynaklarda (Atatürk Araştırma Merkezi, TBMM kayıtları, dönemin basını) Refet Paşa’nın gelişi, görüşmeler ve geçiş süreci detaylı yer alır. “Ortak işgal” iddiası ise genellikle saltanat/hilafet yanlısı veya karşı-tarih anlatılarında abartılır.

Özetle: 19-10-1922, Ankara’nın İstanbul’da fiilen ağırlığını koyduğu önemli bir geçiş günüdür. İşgal bir anda bitmedi (Lozan sonrası bitti), ama “ortak işgal / büyük ihanet” yorumu tarihî gerçeklere uymaz. Bu, zafer sonrası diplomatik-askeri geçiş sürecidir.

https://tr.wikipedia.org/ wiki/%C4%B0stanbul%27un_%C4%B0%C5%9Fgali