Atatürk 19 Mayıs’ta Samsun’a gitmeseydi ne olurdu?

Yanıtı ilginç ve Celal Hoca’mız KafaTv Youtube kanalında anlatmış. Oradan alan birinden çektim ben de. Aydınlanma meselesi.

Konuşmacı:

Atatürk Samsun’a çıkmasaydı ne olurdu konuşacağız. Ne olurdu?

Celal Hoca:

Memnuniyetle. Felaket olurdu ama bunu açmak lazım.

1919 senesinde Atatürk memleketinin haline bakıyor. Atatürk’ün gördüğü bir şey var.

Bir potansiyel var Anadolu’da. Yani hâlâ harp edebilecek insanlar var Anadolu’da.

Bunların başında komutanlar var. Atatürk bu adamların hepsini de tanıyor.

Bunlar gerek Balkan Harbi’nde çarpışmış, derslerini almış, Birinci Dünya Savaşı’nda çarpışmış, nemli başarılar elde etmiş adamlar.

Şimdi Atatürk diyor ki "Ben bu adamlarla bir şeyler yapabilirim." Atatürk bir taraftan da dönüyor,

Batı’ya bakıyor. Orada görüyor ki İtalyanlarla diğer müttefiklerin arası çok iyi değil.

O zaman Atatürk diyor ki "Ben bunların arasını da açarım.

Bunlar birbirlerine destek vermezler." Burada bizim can düşmanımız olan bir adam var, Lloyd George.

Lloyd George diyor ki "Bu Türkleri Anadolu’dan atalım.

Burada daha büyük bir Helen devleti oluşturalım.

Medeniyet gelsin buralara."

Yani Lloyd George’un kafasında "Bu Türkler barbardır, içbir işe yaramazlar. İşte zaten bugüne kadar ne mal olduklarını göstermişlerdir.

Bunlardan kurtulmamız lazım."

Fakat Atatürk’ün bildiği bir şey var. Osmanlı’nın son dönemlerinde, bilhassa Abdülhamid’le beraber eğitimde biz bir yükseliş yakalamışız.

Yani böyle bir uyanış dönemi var ve bu uyanış çok büyük ölçüde orduda yankı bulmuş.

Şimdi Atatürk orduya güveniyor. Neden güveniyor? Atatürk Kafkaslarda çarpışmış,

Trablusgarp’ta çarpışmış, Lübnan’da bulunmuş, Çanakkale’de çarpışmış. Milletini tanıyor.

Atatürk piyade, yani askeriyle savaşan bir adam. Topçu bile değil, piyade.

Dolayısıyla memleketini çok iyi tanıyan bir adam.

Tabii bütün bunların üstüne koymamız gereken inanılmaz bir dehası var.

Yani bir anda bakıp bütün dünyayı analiz edebilen bir adam.

Yani Atatürk müttefikleri anlamamış olsaydı bir Kurtuluş Savaşı’na teşebbüs edemezdi.

Atatürk biliyor ki bu adamlar tekrar bir savaşı göze almak istemiyorlar.

Bir tek Lloyd George ısrar ediyor. Şimdi Lloyd George ısrar ediyor. Bakıyor kendi askeri yok.

Yunanlıları fiştekliyor, "Siz" diyor, "Büyük Helen’i kurun." Sizi şeye çıkar-- şte 1919 senesinde İzmir’e çıkartıyor. "Size" diyor, "Buradan Megali Idea, Büyük Fikir, çerçeve dahilinde" size diyor,

"Büyük Yunanistan’ı tekrar kurduralım." Bunlar da pek hevesleniyorlar. Hepsi dökülüyorlar yola.

Geliyorlar. Atatürk Yunanlıyı da tanıyor.

Yunanlının çarpışma gücünün kendisininki kadar olmadığını biliyor.

Yani Atatürk kendi askerine güveniyor. Atatürk bir de kendi halkına güveniyor.

Arkadaşlarıyla bir plan yapıyor. Bu planın önü açık. Hepsini yapamıyor.

Diyor ki "Adım adım gideceğiz" diyor.

"Bakalım ne olacak." Yani Atatürk arka arkaya başarısız olduğu takdirde bazı yerlerde vazgeçmeye azır. "Küçük küçük gideceğiz" diyor. "Onun için" diyor, "yapılması gereken iş Anadolu’ya gitmek."

https://www.facebook.com/ reel/1534368358280980